Karar No
K. 2026/238
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO:2022/1671

KARAR NO: 2026/238

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:16/11/2021

NUMARASI:2020/729 (E) - 2021/1251 (K)

DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ... Sigorta (...) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin malul kaldığını, düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında dava dışı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazaya ilişkin ceza kovuşturmasının Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/29 (E) sayılı dosya üzerinden yürütüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.200 TL geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 07/04/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle 8.134,47 TL geçici iş göremezlik ve 69.312,67 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 77.447,14 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin Ümraniye/İstanbul olması nedeniyle davanın yetkisiz ve görevli olmayan mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 5.893,11 TL geçici iş göremezlik ve 82.717,10 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 88.610,21 TL maddi tazminatın 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin geçici iş göremezliğin bir kısmının esastan, kalan tüm kısımların müterafik kusur indirimi sebebiyle reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken tarafların kusur oranları, teminat kapsamı dışında olan haller ve poliçe teminat limiti dikkate alınarak TRH 2010 ölüm tablosu ile %1,8 teknik faiz esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı talepleri sağlık hizmet bedeli olup müvekkili şirket tarafından karşılanamayacağını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin yapılması gerektiğini, faiz işletilecekse faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf eden davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen maluliyet raporunun ve TRH-2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak düzenlenen tazminat raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumluluğuna yönelik mahkemenin kabulünün doğru olmasına, faiz başlangıç tarihi açısında mahkemenin tespitinin yerinde olmasına ve mahkemece zaten müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış ve faiz olarak da yasal faize hükmedilmiş olmasının anlaşılmasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.052,96 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 1.513,24 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 4.539,72 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/03/2026

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog