22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2015/32251 E. , 2015/34861 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/09/2015
NUMARASI : 2012/994-2015/564
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının çalıştığı Materyal müdürlüğünün kaldırılması sebebiyle iş sözleşmesinin geçerli olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının fesih bildirim yazısını imzalarken açık olan gece müdürlüğü pozisyonunu talep ettiği halde davalı işverenin bu talebi dikkate almadığı, işyerinde davacının çalışabileceği başka birimlerinde boş olduğu, davalı işverence feshinin son çare olması ilkesi gözetilmeden iş sözleşmesinin geçersiz sebeple feshedildiği, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, kanuni süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının, davalıya ait işyerinde 29.08.2009-11.03.2010 tarihleri arasında Materyal Müdürü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 11.03.2010 tarihli fesih bildirimi ile davacının materyal müdürü olarak çalıştığı otel işyerinde materyal müdürlüğü kadrosunun görülen lüzum sebebiyle alınan işletmesel karara istinaden 11.03.2010 tarihi itibariyle lağvedildiği, davacının nitelik ve vasıflarına uygun aynı şartlarda müdür olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, ihbar tazminatı ödenerek 11.03.2010 tarihi itibariyle feshedildiği, davacının fesih bildirimini kanuni hakları saklı kalmak kaydı ile fesih gerekçesini kabul etmediğini, açık olan gece müdürlüğü pozisyonunu talep ettiğini belirterek tebellüğ ettiği, ilk kararın Dairemizce özetle, “Mahkemece fesih gerekçesine göre yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Gece müdürlüğüne atanan kişinin nitelikleri(eğitim, dil, bilgisayar kullanım) ile fesihten sora davacının çalışabileceği işlere yeni personel alınıp alınmadığı, işletmesel kararın tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında tutarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı, davacının kıdemi, eğitim durumu ve diğer niteliklerine göre başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, gerektiğinde işyerinin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı ile somut olarak araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahkemece, fesih tarihinde boş olan gece müdürlüğü pozisyonunun talep edilmesine rağmen bu talebin dikkate alınmadığı, işyerinde davacının çalışabileceği başka birimlerinde boş olduğu sebepleriyle feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının çalıştığı materyal müdürlüğü kapatılmış, fesihten sonra, materyal müdürlüğü yeniden açılmamış ve davacı ile aynı vasıfta yeni bir işçi alımı yapılmamıştır. Fesih tarihinde boş olan gece müdürlüğü kadrosu için, davacının şartları tutmamaktadır. Fesihten sonra müdür alımı yapılan bölümlerin bir kısmı için ingilizce dil seviyesi, bir kısmı içinde eğitim durumu yetersizdir. Lise mezunu olan davacının yüksekokul veya üniversite mezunu seviyesine gelmesi kısa bir süre eğitim ile giderilemeyeceği gibi, ingilizce eğitimide kısa sürede giderilecek bir eksiklik değildir. Fesih tarihinde veya fesihten sonra atama yapılan müdürlüklere dil bilmeyen veya eğitim durumları davacınınki ile aynı olan kişiler atanmamıştır. İşçinin bu yönde bir iddiası olmadığı gibi, işverende, ilgili müdürlüklere görev tanımına uygun vasıflarda atama yapıldığını beyan etmiştir.
Bu durumda, çalışılan otel işyeri için feshin son çare olma ilkesine uyulmadığından bahsedilemeyeceği ve feshin geçerli sebeplere dayandığı düşünülmeden, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4.Taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi nazara alınarak takdiren 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.