22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2014/23448 E. , 2015/35007 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2013/25-2014/670
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı olmayan sebeple işveren tarafından feshedildiğini, tazminatlarının bordroya bağlanmasına rağmen ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi yapıldığını, davalı tarafından icra takibine de itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaliyle icra takibinin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti: Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen herhangi bir cevap vermemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin kanıtlanmadığı, dolayısıyla davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dava yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak miktarı likit olmadığından icra inkar tazminatına hak kazanamadığı gerekçesiyle itirazın iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının icra inkar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, mahkemece, iptal davasına konu kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin likit alacak niteliği bulunmadığı, yargılama sonucu alacak ve hak kazanma olgusu belirlendiği gerekçesiyle, davacının icra ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı, iş sözleşmesinin haklı olmayan sebeple feshedildiğini, bordroya bağlandığı halde kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini iddia etmiş, davalı işveren usulüne uygun tebligate rağmen herhangibir cevap vermemiştir. Davacı tanıkları, davalı işverenin ekonomik sebeplerle iş sözleşmesini sona erdirdiğini, 21-22 olan personel sayısının 4-5 kişiye indirdiğini beyan etmiştir.
Her ne kadar davacının bahsettiği kıdem ve ihbar tazminatı bordrosu dosya da bulunmamakta ise de davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını hak edecek şekilde sona erdiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından itirazin iptali davasına konu alacakların likit olmadığından söz edilemez. Bu durumda, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmesi de hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.