2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/14507
- Karar No
- 2015/6130
- Karar Tarihi
- 31.03.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2014/14507 E. , 2015/6130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 7. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2014
ESAS-KARAR NO : 2013/441-2014/409
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 31.03.2015 günü temyiz eden davalı L.. A.. vekili Av. M.. K.. ve karşı taraf davacı O.. A.. ile vekili Av. L. E. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda her iki tarafın kusurlu davranışları bulunsa da, davacı erkeğin fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, eşinin evden gitmesini istediği, davacı kadının ise eşini aşağıladığı, evlilik birliği içerisinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkeğin eşine daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece tarafların eşit kusurlu bulunduklarına yönelik tespit yerinde değil ise de, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup davalı kadının, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile, hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK m. 438/son) ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2.Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerçekleşiğine ve bu kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşılmasına göre davalı kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hakkaniyet ilkesi gereği uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.