Esas No
E. 2014/18882
Karar No
K. 2015/391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/18882 E.  ,  2015/391 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 3. İş Mahkemesi

Tarihi : 22/05/2014

Numarası : 2014/58-2014/298

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı U.. R.. ile dava dışı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeleri uyarınca çalıştığını, iş müfettişliğince işyerinde yapılan incelemede davalı ile dava dışı şirketler arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, bu tespitin yargı kararı ile kesinleştiğini, bu nedenle davacının baştan beri davalı Üniversitenin işçisi haline geldiği halde 6772 sayılı Yasa gereği ödenmesi gereken ilave tediye alacağının ödenmediğini iddia ederek bu alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının kamu işçisi olma hakkını elde etmediğini, 6772 sayılı Yasa ile düzenlenen ilave tediye hakkının kamu işçilerine uygulanmakta olduğunu, davacının kamu işçisi olmadığından ilave tediye talep edemeyeceğini, davacının yüklenici firma elemanı olduğunu, bahsedilen iş müfettişi muvazaa raporunun temizlik işçilerini kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır. Davacının ilave tediye ücreti talep edip edemeyeceği ihtilaflıdır.

Dosya içinde bulunan, muvazaa tespitine dair iş müfettişi raporlarının davalı ve ... Ltd.Şti. arasında 1.1.2010 tarihinde başlanacak temizlik işleri ile ilgili imzalanan hizmet alım sözleşmesi, yine davalı ve ...Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. adi ortaklığı arasında 1.11.2008 tarihinde başlanacak temizlik işleri ile ilgili imzalanan hizmet alım sözleşmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporu, temizlik işçisi adı altında alınıp da temizlik işi dışındaki işlerde çalıştırılan işçiler bakımından muvazaa olgusu bulunduğuna ilişkindir.

Somut olayda; hizmet cetveli nazara alıdığında davacının 5.4.2007 tarihinde sözleşmesinin son bulduğu, ardından 16.1.2012 tarihinde tekrar yeni bir iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Şu halde davacı yukarıda belirtilen ve muvazaya tespitine konu olan dönem içerisinde davalıya ait işyerinde çalışmamıştır. İşten çıkış ve işe tekrar başlama tarihleri de nazara alındığında 16.1.2012 tarihinde yeni bir iş sözleşmesi ile davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı kabul edilmeli ve bu yeni iş sözleşmesi üzerinden değerlendirme ile sonuca gidilmelidir ki mahkemece de 2012 yılından başlayan ve dava tarihine kadar devam eden zaman aralığı bakımından hesaplama yapılmıştır. Şu halde mahkemece yapılacak iş; 16.1.2012 tarihinden sonra davacının SGK kayıtlarına göre işçisi olarak gösterildiği şirketler ile davalı arasında imzalanmış olan tüm hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri celbedilmeli, davacının fiilen yaptığı iş tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmeli (Dairemizin 11.9.2014 tarih ve 2014/12493-16838 E-K sayılı geri çevirme kararı sonrası gönderilen belgeye göre mahkeme tespitinin aksine davacının işveren kayıtlarında temizlik değil yardımcı teknik hizmetler elemanı olarak gösterilmektedir) ve yapılan işin hizmet alım sözleşmesinde belirtilen işten farklı olup olmadığı detaylıca araştırılmalıdır. Eğer davacının, sözleşme kapsamında işe alındığı kendi işi dışında bir iş yaptığı anlaşılırsa, muvazaa hususu üzerinde durularak buna göre; eğer hizmet alım sözleşmesindeki işi yapıyorsa, hizmet alım sözleşmesinde yapılmış bir muvazaa olmadığı, davacının ne iş için alınmışsa o işte çalıştırıldığı, usulüne uygun hizmet alım sözleşmesi doğrultusunda taşeron işçisi olarak çalıştığı, davalı kurumun işçisi sayılmasını gerektirecek bir muvazaanın bulunmadığı sabit olduğundan, buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının alacağın hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.