Esas No
E. 2014/18528
Karar No
K. 2015/13564
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/18528 E.  ,  2015/13564 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Konya 2. İş Mahkemesi

Tarihi : 10/06/2014

Numarası : 2014/41-2014/276

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 02/07/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 818 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.maddesinde şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 58.maddesinde de kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği bildirilmiştir.

Kişisel hakların tecavüze uğraması sözleriyle kişinin, kişiliğine bağlı hakları, diğer bir deyimle kişisel varlığı amaçlanmıştır. Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet ve itibar, ün ,ad, sır ve resim kişisel varlıklardır.

Kişisel haklar (şahsiyet hakları) dahil olduğu toplumun gerekli saydığı, ahlaki niteliklere sahip olduğu ya da böyle kabul edildiği için, kişiye verilen değeri ifade eder. Kişinin onuru (şeref) ve saygınlığı onun toplum içindeki tüm manevi değerlerinden oluşur. Bunlar kişinin ahlaki değerleridir. Herkesin içinde yaşadığı toplumda ve ilişkiler kurduğu çevrelerde kişisel bir onuru ve saygınlığı mevcuttur. Kişiyi küçük düşürmek, yanlış tanıtmak, gülünç ya da zor duruma sokmak amacıyla vaki davranışlar manevi değerleri nasıl zedelerse, bir olayın aktarılması ya da bir olay veya kişinin eleştirilmesi de çok kez şeref ve saygınlığa onura müdahale niteliğinde olabilir. Manevi tazminat isteme hakkı, kural olarak ancak saldırının kişilik haklarına doğrudan yönelik olduğu kişiye tanınmıştır.

Türk Borçlar Hukuku uygulamasında objektif görüş (manevi zarar genel olarak kişilikte objektif bakımından oluşan bir eksikliktir.) kabul edildiğinden şahsiyet haklarından yararlandıkları ölçüde tüzel kişilerde B.K.'nun 49.maddesindeki (6098 sayılı TBK'nun 58.md.) koşulların gerçekleştiği durumlarda manevi tazminat isteyebilirler. Nitekim TMK'nun 24.maddesinin gerekçesinde bu yön açıkça belirtilmiştir.

Ayrıca BK'nun 98. (6098 sayılı TBK'nun 114.) maddesi yollamasıyla bu hükümler tüm akitler için dahi geçerlidir. Diğer bir deyimle, sözleşme uyarınca istenilen işin yerine getirilmemesi halinde karşı tarafın kusuru açık olduğu hallerde bu hükmün uygulama olanağı bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olaya gelince;

Davacı işveren şirket 28.060 Dolar değerinde fren kampanası siparişi aldığını, yapılan anlaşmaya göre Mısır'da bulunan E.... Şirketinin kapora olarak 10.000 Dolar ödemesi gerektiğini, E.... Şirketinin 10.000 Dolar kaporayı şirketin "Dış Ticaret Sorumlusu" olan davalıya ödemesine rağmen davalının durumdan şirketin yetkililerini haberdar etmediği bu nedenle uzunca zaman alınan siparişin yapımına başlanmadığı, E....Şirketinin davacı şirketin yetkililerinin facebook hesabına ulaşarak "davalıya kaporayı verdikleri halde bir aydır kendilerine bir cevap verilmediğini, davalıyı sık sık arayarak durumu sorduklarını, davalının kendilerini kısa süre sonra siparişin teslim edileceğini söyleyerek oyaladığını" bildirmesi üzerine durumdan haberdar olduklarını ve ürünü imal ederek gönderdiklerini, davalının bu eylemi ile davacı şirketin ticari itibarını hem müşterisi olan E...Şirketine, hemde davacı şirketin Mısır'da iş yaptığı diğer şirketlere karşı zedelediğini bildirerek 2.500,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

Dosyada ki kayıt ve belgelerden olayın aynen davacı şirketin iddiası gibi gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müşterisi olan yabancı şirket karşısında ticari itibarının zedelendiği ve kişilik haklarının haleldar olduğu sabittir. Davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece tüzel kişilerin elem ve ızdırap duymayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması bozma nedenidir. Kararın bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun "Tüzel kişilere ancak yayın yolu ile kişilik haklarının zedelenmesi halinde manevi tazminat verilebileceği" şeklinde sözlü olarak ifade ettikleri gerekçe ile verdikleri ONAMA kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog