Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi 2006/11370 E., 2006/13269 K.

1. Hukuk Dairesi 2006/11370 E., 2006/13269 K.

ELATMANIN ÖNLENMESİ

TAPU KAYDI

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 719 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu dava konusu tapulu taşınmazına doğu taraftan komşu davalının sınırı bozmak ve kendi lehine genişletmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eiatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davacı taşınmazına bir elatmasının bulunmadığını, tapusunun çekişmeli yeri kapsadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının davacıya ait taşınmazına herhangi bir müdahalesinin saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya İncelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tapu kaydına dayalı eiatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davalı da tapusu olduğunu savunmuş, ancak bu yön üzerinde durul-madığı gibi hükme yeterli bir araştırma da yapılmamıştır.

Bilindiği üzere; harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanun'un 719, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak, böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğümden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi, gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı, doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan, sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.

Öte yandan, uyuşmazlık, krokileri bulunmayan ve birbirlerini sınır okuyan taraf tapu kayıtlarının kapsamındaki taşınmazların ortak sınırının saptanmasından kaynaklanıyor ise; öncelikle, yöreyi iyi bilen kişilerden seçilecek yerel bilirkişi ya da bilirkişilerden ve tarafların dinletecekleri tanıklardan ayrıntılı bilgi alınarak kayıtların kapsamı ve özellikle ortak sınır belirlenmeli; belirleme sırasında ayrıca, sınıra ilişkindir denebilecek işaret ve bulgulardan, taşınmazların konumlarından ve fiziki toprak yapılarına bakılarak niteliklerinden yararlanılmalıdır. Bunun yanı sıra, uzunca süredir devam edegelen kullanım şekli de karine olarak değerlendirilmelidir.

Yukarıda değinilen ilke ve olgular doğrultusunda yapılan eksiksiz bir soruşturmaya karşın ortak sınır saptanamaz ise, sabit ve çekişmesiz öteki sınırlardan bağlantıları kesilmeden tapu kayıtlarına, miktarlarına eşit kapsam tayin edilmeli; tayin edilecek miktarlar, davacının, tapu miktarından az, davalının daha fazla yer kullandığını ortaya koyduğu takdirde; davacının tapu miktarı, tapusunun miktarından aşağıya düşmemesi kaydıyla davalının taşınmazından tamamlanmalıdır. Tamamlama işlemi sonrası artan kısım olursa veya her iki tarafın tapu miktarlarından fazla yer kullandıkları anlaşılırsa; fazla kısım, kayıt miktarlarına oranlanarak ortak sınır belli edilmeli ve yapılan uygulama, tapu fen memuru ya da kadastro mühendisi sıfatını taşıyan uzman bilirkişiye düzenlettirilecek olan krokiye, denetime ve infazı sağlamaya elverişli bir biçimde yansıtılmalıdır.

Hal böyle olunca, davalının tapusu olup olmadığı araştırılmalı, var ise tesis ve tüm geldi-gittileriyle birlikte getirtilmesi, taraf tapularının yukarıdaki ilkeler uyarınca uygulanması ve kapsamlarının belli edilmesi, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI DIGER Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.