16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2006/4194 E. , 2006/5286 K.KADASTRO TESPITI DAVASI
HARMAN YERININ KAZANDIRICI ZAMANAŞIMIYLA IKTISABININ MÜMKÜN OLMAMASI
RESMI KAYDA AYKIRI YEREL BILIRKIŞI VE TANIK IFADELERI
"İçtihat Metni"Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında temyize konu 122 ada 41 parsel sayılı 37.884.13 metrekare, 122 ada 43 parsel sayılı 10.569.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı miktar fazlası olması ve vergi kaydının hududunun harman yeri okuması nedeni ile harman yeri olarak tesbit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerden 122 ada 41 parselin davacı D… ….. adına, 122 ada 43 parselin H… …. Yanar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli 122 ada 41 ve 43 numaralı parseller 33, 34 ve 35 numaralı parsellere uygulanan 937 tahrir yıllı 315, 316 ve 317 tarhir numaralı vergi kayıtları miktar fazlası olduklarından bahisle harman yeri olarak sınırlandırılmıştır.
Davacılar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Belirtilen vergi kayıtlarının revizyon gördüğü parsellere ait olduğu ve davaya konu parsel yönünü harman yeri okuduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kayıt miktarından daha fazla arazi davacılar adına tesbit edilmiştir. Vergi kayıtlarının harman yeri olarak okuduğu güney hududunda 36 ve 40 numaralı parseller harman yeri olarak kesinleşmiş bulunmaktadır.
Yani davacılar adına tesbit edilen taşınmazlara uygulanan vergi kayıtları güneyde harman yeri okumakta eylemli durumda da davaya konu taşınmazlar harman yerine sınır bulunmaktadır. Harman yeri hududu gayri sabit hudutlardan olup umuma ait harman yerlerinin zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Kayıt miktar fazlasının harman yerine el atmak suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur.
Her ne kadar dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin harman yeri olmadığını, tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiğini belirtmiş iseler de resmi kayda aykırı düşen ve resmi kaydın ihdasından sonra dünyaya gelen ve kaydın ihdas tarihindeki durumu bilebilecek imkanı olmayan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilmesi mümkün değildir. Bu durumda davacıların davasının reddine, taşınmazların tesbitte olduğu gibi harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece eylemli duruma ve resmi kayıtlara aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilerek hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.