Hukuk Genel Kurulu 2008/17-299 E., 2008/302 K. Hukuk Genel Kurulu 2008/17-299 E., 2008/302 K.
RÜCUEN TAZMİNAT
SİGORTA ETTİRENİN KUSURU
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1278 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1301 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Ümraniye Asliye Üçüncü Hukuk Mahkemesi)'nce davanın reddine dair verilen 02.02.2006 gün ve 2005/277-2006/28 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onyedinci Hukuk Dairesi'nin 26.04.2007 gün ve 2007/1019-1397 sayılı ilamı ile; (*...Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın sigorta ettiren tarafından anahtarı ve ruhsatıyla birlikte davalı Yusuf'a emaneten bırakıldığını, onun da aracı diğer davalı Atakan'a emanet ettiğini, ancak Ahmet isimli başka bir şahsın aracın anahtarını davalı Atakan'ın işyerindeki çekmecesinden çalarak kaçırdığını ve bilahare kaza yapıp öldüğünü, aracın pert olduğunu, hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, davalıların kusurlu olduğunu, bu nedenle aracın hurda değeri düşüldükten sonra bakiye 15.745.00 YTL/nin 29.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müte-selsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yusuf davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece sigortalı aracın davalılara işletenin rızası ile kullandırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davalı Yusuf'un bizzat beyanında araç sahibi Kenan'dan emanet olarak aldığını, ancak bîr süre için il dışına çıkacağından aracı diğer davalı Atakan'a muhafaza etmesi için teslim ettiğini ifade etmiştir. Davalı Yusuf aracı emanet aldığına göre aracı her türlü riske karşı gerekli önlemleri alarak, gereken özeni göstererek saklaması ve aynen sahibine iade etmesi gerekirdi. Oysa, aracı geçici bir süre için yakını (arkadaşı) Atakan'a teslim etmiş, anahtarı ve ruhsatı onun çekmecesine bırakmıştır. Aracı başkasına emaneten dahi olsa teslim etmemesi gerekirdi. Zira, araç sahibinden aracı teslim alırken, aracı başkasına teslim etme konusunda onun rızasını almış değildir. Kaldı ki, kısa süre için il dışına çıkması gerektiğinde aracı asıl sahibine teslim etmesi en uygun tedbir olurdu. Davalı bu tedbirleri almamış, gereken özeni göstermemiştir. Davalı Atakan da ifadesinde kendisine aracı Yusuf'un muhafaza etmesi için teslim ettiğini, anahtar ve ruhsatı işyerindeki çekmecesine koyduğunu, birkaç gün sonra Yusuf'un aracı kendisinden istediğinde çekmecede anahtarın bulunmadığını, aracın da park edildiği yerde olmadığını, aracı 3. kişi Ahmet'in çalmış olabileceğini bildirdiğini söylemiştir. İfadesinden anlaşıldığı gibi Atakan aracın anahtarını gerektiği gibi muhafaza etmemiş, açık çekmecesine bırakmış, daha sonra da aracın Ahmet tarafından çalınmış olabileceğini beyan etmiştir.
Bu durumda, Atakan'ın da aracın saklanmasında gereken özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Aracın anahtarını açık çekmecede saklaması yerine daha emniyetli bir şekilde saklayabilirdi. Aracın başkasının eline geçmesinde kusurlu kabul edilmesi gerekir. Aracın başkasına kullandırılmasında gerek aracı kendisine teslim edenin ve gerekse araç malikinin muvafakati söz konusu değildir. İzah edildiği gibi her iki davalı aracı emanet bırakanın ve teslim edenin rızasına aykırı davranmışlardır. Açıklanan nedenlerle, mahkemenin karar gerekçesinde açıkladığı düşünceye katılmak mümkün değildir...") gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.