Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

14. Hukuk Dairesi 2008/9839 E., 2008/12490 K.

14. Hukuk Dairesi 2008/9839 E., 2008/12490 K.

ÇEKİNMELİ TAŞINMAZ

TAPU KAYDININ İPTALİ

TAŞINMAZIN YAYLA KABUL EDİLMESİ

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 427 ]

4342 S. MERA KANUNU [ Madde 3 ]

"İçtihat Metni"

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24/2/2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak özel sicile kaydedilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 5/7/2006 günlü Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19/7/2007 tarih 2007/8480-9804 sayılı ilamıyla davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair kararıyla süresinde temyiz edilmeden kesinleşen hükmün,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/7/2008 gün ve 2008/131089 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içersindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu Akçatekir Beldesi Akça Mahallesi, 442 ada 4 parsel sayılı 503 m2 arsa cinsli taşınmazın tapu kaydının iptali ile yayla olarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmiştir. Hüküm süresinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, noksan soruşturma yönünden hükmün HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozma istemiştir. Gerçekten; 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre, yaylak; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir. Çekişme konusu taşınmaz Akçatekir Beldesi, Akça Mahallesi, Ayvabeyi mevkiinde bulunmaktadır. Civarı Beşoluk, Elmalı Boğazı, Nanelik, Topakardıç, Boyun, İledinli Gedik, Büyük Kır ve Küçük Kır adlarıyla bilinen yaylalarla çevrilidir. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı "Tekir Yaylası" olarak anılmaktadır. Ancak, dosyada yer alan haritasından ve keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişi beyanından, dava konusu taşınmazın Tekir Yaylası olarak bilinen yerin daha kuzeyinde, kadim olduğu bildirilen Şıhlı Köyü yakınlarında bulunduğu görülmektedir. Davalı taraf da savunmasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin kadim Akça (eski adı Şıhlı) Köyü sınırı içersinde kaldığını, Şıhlı Köyünün kadim bir köy olduğunu, taşınmazın yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım arazilerine ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir. İddia ve savunma ile yukarıdaki anlatılanlara göre, davada sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazın kadim Şıhlı Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır. O nedenle, öncelikle ilk adı Şıhlı olan köyün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünden sorulmalı, böylelikle Şıhlı Köyünün kadim köy olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı, yine bu köye ait en eski tarihlisinden başlamak üzere idari sınır belgeleri ile sınırlar bir haritaya bağlanmışsa haritası da istenmeli, Şıhlı Köyüne ait mevcut en eski sınırname yerel bilirkişiler yardımıyla keşfen zemine uygulanmalı, köyün kuruluşundaki idari sınırları belirlenmeli, dava konusu taşınmazın Şıhlı Köyünün ilk idari sınırları kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, eğer dava konusu taşınmaz kadim Şıhlı Köyünün idari sınırları içersinde kalıyorsa seçilecek ve keşifte bulundurulacak harita mühendisi bilirkişiye daha önce sağlanacak eski tarihli memleket haritasındaki durumu incelettirilmeli, köyün ikamet edilen veya tarım alanları içinde kaldığı belirlenirse özel mülkiyete konu teşkil edeceği kabul edilmeli, bu arada taşınmazın kadastro tutanağı edinme sebebi sütununda yerel bilirkişiler çekişmeli yerin kadim Şıhlı Köyünün tarım alanında kaldığını, davalı tarafa Şıhlı Köyünden kişilerce satılarak temlik edildiğini beyan ettiklerinden davalı tarafa satan veya onun murislerine ait nüfus kimlik bilgileri getirtilerek bu kişilerin gerçekten Şıhlı Köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadıkları yönü üzerinde durularak tutanak bilirkişilerinin sözleri denetlenmeli, bütün bunların sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. Tüm bu inceleme ve araştırma yapılmadan davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 426/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, hükmün sonuca etkili olunmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere karar bir örnek ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 3/11/2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI DIGER Gayrimenkul Hukuku 4342 sayılı Mera Kanunu K9804 md.427/6 K4342 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.