16. Hukuk Dairesi 2007/5397 E., 2007/4987 K.
16. Hukuk Dairesi 2007/5397 E., 2007/4987 K.
ARKEOLOJİK SİT ALANI
İMAR VE İHYA
KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
2863 S. KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU [ Geçici Madde 7 ]
2863 S. KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU [ Madde 11 ]
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 263 ada 6 parsel sayılı 3092,81 metrekare yüz-ölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Rukiye ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı adına oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın komşusu bulunan 293 parselin beyanlar hanesinde sit alanı içinde kaldığı yazılı olmasına rağmen bölgenin bağlı bulunduğu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan bölgeye ilişkin sit haritaları getirtilip harita mühendisi ve arkeolog bilirkişi yardımıyla zemine uygulanıp bu konuda rapor alınmamış, ziraat bilirkişisinin raporundan anlaşıldığına göre %50 olan arazi eğiminin giderilmesi için yapılan 6 adet terasın ne zaman yapıldığı, teraslama çalışmalarının bitirildiği tarih ile tespit tarihi arasında 20 yıllık iktisap süresinin dolup dolmadığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşmak için öncelikle bölgeye ilişkin sit haritası merciinden getirtilmeli, mahallinde uzman arkeolog bilirkişi ile üç kişilik uzman ziraat mühendisi bilirkişileri marifetiyle yeniden keşif icra edilmeli, harita mühendisi yardımıyla sit haritası kadastro paftasıyla çakıştırılmalı, uzman arkeolog bilirkişiden taşınmazın sit alanı içinde kalıp kalmadığı hususunda rapor alınmalı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin 30.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanun'la değiştirildiği ve buna göre kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği ve bu değişikliğin 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesine göre kadastrosu devam eden taşınmazların sınırlandırma ve tespiti işleri ile devam eden davalarda da uygulanacağı hususları gözönünde bulundurulmalı, taşınmazda ekonomik amaca uygun kullanımın olup olmadığı, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konularında komşu taşınmazların durumları ile karşılaştırma da yapılacak şekilde uzman üç kişilik ziraat bilirkişisi heyetinden ayrıntılı rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın eğimini azaltmak için yapılan 6 adet terasın ne zaman yapıldığı konusunda bilgileri sorularak teraslama çalışmalarının bitirildiği tarih ile tespit tarihi arasında 20 yıllık iktisap süresinin dolup dolmadığı araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan yargılama yapılıp yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (BOZULMASINA), 07.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.