6. Hukuk Dairesi 2009/10518 E., 2009/10356 K.
6. Hukuk Dairesi 2009/10518 E., 2009/10356 K.
DAVANIN KISMEN KABULÜ
ONALIM DAVASI
YARGILAMA GİDERİ
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 734 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 413 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 415 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan onalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, onalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 1 no'lu parselin diğer paydaşı A.Necat'ın payını 16.06.2006 tarihinde 120.000 TL bedelle davalıya sattığını, yapılan pay satışının davacıya noter aracılığı ile bildirilmediğini, müvekkilinin satıştan 01.03.2007 tarihinde haberdar olduğunu, onalım hakkını kullanmak istediğini, ancak gerçekte 48.000 TL olan satış bedelinin onalım hakkının kullanılmasını engellemek için tapuda muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, davacının payın tespit edilecek gerçek satış bedeli üzerinden, bu mümkün olmadığı takdirde tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden onalım bedelini ödemeye hazır olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın paydaşlar arasında rızaen bölüşülerek tasarruf edildiğini, bu durumda onalım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, bedelde muvazaa iddiasının da doğru olmadığını, müvekkilinin payı 120.000 TL bedelle satın aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Onalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur ve payın üçüncü şahsa satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Medeni Kanun'un 734/1. maddesi gereğince onalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.
Olayımıza gelince; 1 no'lu parselde dava konusu edilen 9128/98304 pay, taşınmazın paydaşlarından A.Necat tarafından 16.06.2006 tarihinde 120.000 TL bedelle davalıya satılmış, davacı da, yapılan pay satışı noter aracılığı ile bildirilmediğinden, öğrenme tarihine göre 12.03.2007 tarihinde süresinde açtığı işbu dava ile onalım hakkını kullanmak istediğini belirtmiştir. Davalı, dava konusu edilen payı satın almakla davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumludur. Bununla birlikte davacı, onalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse, tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından, kazanılan ve kaydedilen bu oran dahilinde taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi gerekir. Onalım hakkına konu edilen 1 no'lu parselde dava konusu edilen pay davalıya 120.000 TL bedelle satılmış, bedelde muvazaa iddiasında bulunan davacı, gerçek satış bedelinin 48.000 TL olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu ise bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığından tapuda gösterilen satış bedeli ve tapu harç ve masrafları toplamı 123.700 TL üzerinden onalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Bu durumda iddia olunan bedel ile mahkemenin kabul ettiği onalım bedeli arasındaki fark oranında yargılama giderlerinin bölüştürülmesi gerekirken, davanın niteliğinden söz edilerek harç ve yargılama giderlerinin yazılı şekilde davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. Sonuç:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle yargılama giderlerine hasren (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.