10. Hukuk Dairesi 2006/3463 E., 2006/11252 K.
10. Hukuk Dairesi 2006/3463 E., 2006/11252 K.
YAŞLILIK AYLIĞININ HACZİ
KURUM ALACAĞININ TAHSİLİ
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 80 ]
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 121 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, dava dışı şirkete ait prim borcundan dolayı yaşlılık aylığı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece; 506 sayılı Kanun'un 121. maddesine 5198 sayılı Kanun ile eklenen "80. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar" cümlesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve "Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez" hükmünü içeren 506 sayılı Kanun'un 121. maddesinin birinci fıkrası, 06.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile değiştirilerek, anılanfıkraya "nafaka borçlan" ibaresinden sonra gelmek üzere xVe bu Kanun'un 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar" ibaresi eklenmiş ve böylelikle Kurum alacaklarının 80. maddeye göre takip ve tahsilinde yaşlılık aylıklarının haczedilebileceği ilkesi benimsenmiş olup, bu ilkenin, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında gerçekleşen icra takipleri yönünden uygulanması gereği açıktır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacı aleyhine başlatılan tüm takiplere ilişkin dosyaların celbi ile takip tarihlerinin açıkça belirlenmesinden sonra takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan hüküm gereğince karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.