11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/5154 E. , 2015/12396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şarkikaraağaç Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2013/1-2014/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Çiftlik Hayvanları Sigortaları Poliçesi ile sigortaladığı müvekkiline ait hayvanda döl tutmama ve gebe kalamama rahatsızlığı meydana gelince kesim yapıldığını, hasar talebinin davalı tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek sigorta bedelinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, küpe numarasından kontrol edildiğinde sözü edilen hayvanın 03.03.2012 tarihinde doğmuş erkek danasının olduğunun anlaşıldığını, veteriner hekim tarafından 4 ayrı tarihte suni tohumlama yapıldığının belirtildiğini, son suni tohumlama ile ihbar tarihi arasında 25 gün olduğunu, bu süre zarfında hayvanın döl tutmadığının söylenemeyeceğini, mezbahanede yapılan kesimde hayvanın 35-40 günlük yavruya gebe olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle kısırlıktan bahsedilemeyeceğini, sigortalının keyfi kesim yaptırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davaya konu hayvanını 14.09.2012 tarihinde suni tohumlamayla tohumladığı, bu tarih ile kesimin gerçekleştiği 11.10.2012 tarihi arasında yaklaşık 25 günün bulunduğu, veteriner bilirkişi raporuna göre, rektal muayene ile erken gebeliğin tespitinin 45 günden önce yapılamayacağının belirtildiği, kesimde hayvanın gebe olduğunun anlaşıldığı, bu halde eksperin, mesleki bilgisi çerçevesinde tohumlama tarihini dikkate alarak bir müddet bekledikten sonra hayvanın gebe kalıp kalmadığını kontrol etmesi gerekirken, görevinin gereklerine aykırı hakaret ederek hayvanı kesime sevk ettiği, eksperin adam çalıştıranın sorumluluğu ilkeleri kapsamında gerçekleştirmiş olduğu kusurlu eyleminden doğan davacı zararından davalı şirketin sorumlu olması gerektiği, bu yönüyle sigorta sözleşmesi kapsamında hasarın davalı tarafından görevlendirilen ekspertizin hatalı davranışı neticesinde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.810 TL'nin 21.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, Devlet Destekli Hayvan Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmişse de, Sigorta EksperleriYönetmeliği'nin 21 vd. maddeleri uyarınca, eksperler sigorta şirketlerinin personeli olmayıp konu ile ilgili yasal mevzuat çerçevesinde gerekli eğitimlerden geçerek eksperlik yapmaya hak kazanmış ve ruhsat almış kişilerden oluşurlar. Yaptıkları işin mahiyeti gereği de serbest meslek erbabıdırlar. Bu itibarla görevlendirilen eksperin sigorta şirketi ile arasında 6098 sayılı TBK'nın 66. ve 116. maddeleri anlamında adam çalıştırma ve yardımcı kişi ilişkisi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, aktedilen sigorta poliçesi ile poliçe genel ve özel şartlarının değerlendirilerek hasarın teminat altında bulunup bulunmadığının tespiti ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1.Dava, adam çalıştıranın kusuru sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2.Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete sigortalanan büyükbaş hayvanın suni döllemeye rağmen gebe kalmaması nedeniyle davalı şirkete başvurusu üzerine, sigorta şirketi adına hasar dosyası düzenleyen veteriner hekimin de hayvanın hamile olmadığını tespit etmesi nedeniyle, kısır olduğu düşüncesiyle hayvanı kesime gönderdiğini, ancak kesim sonrasında hayvanın hamile olduğunun anlaşılması sebebiyle hasar tazminatının ödenmediğini, ancak kendisinin hayvanı kesime göndermesine davalı şirketin sigorta eksperinin sebep olduğu iddiasıyla meydana gelen zararın tespitini talep etmiştir.
3.Yerel mahkeme tarafından davalı sigorta şirketinin adam çalıştıranın sorumluluğu hukuki sebebine dayalı olarak tazminat talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
4.Dairemiz çoğunluğu tarafından, sigorta şirketi adına faaliyet icra eden sigorta eksperinin serbest meslek erbabı olduğu, sigorta şirketi ile sigorta eksperi arasında adam çalıştırma ve yardımcı şahıs ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de bu görüş katılmıyorum.
5.6102 S. TTK’nın 1427.maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiği düşüncesinde olan sigortalının yükümlülüğü rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbarla sınırlıdır. Böyle bir ihbarda bulunulduktan sonra, rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırma yükümlülüğü sigortacıya aittir.
6.Sigorta şirketinin, kendisinin araştırma yükümü çerçevesinde, anlaştığı sigorta eksperini görevlendirerek davacının başvuru dosyasını inceletmiş olması nedeniyle aralarında vekalet ilişkisi bulunmaktadır. Asil, vekilinin iş ve eylemlerinden dolayı sorumludur.
7.Davacı ile davalı arasında sigorta şirketi arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin vekili, kendisinin yardımcı kişisidir. Yardımcı kişinin gerçeğe aykırı eylemleri nedeniyle, yardımcı şahsı çalıştıran davalı sigorta şirketi BK 100 (TBK 116) maddesi kapsamında sorumlu olup, sonucu itibariyle bu doğrultuda değerlendirme yaparak davanın kabulüne karar veren yerel mahkeme kararı doğrudur. Anılan nedenlerle, Daire çoğunluğu görüşüne katılmıyorum. 21.12.2015