12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2015/11275 E. , 2015/13473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu senetteki imzanın kooperatif yetkililerine ait olmadığını ve borçlu kooperatifin çift imza ile temsil edildiğini ileri sürerek takibin iptalini istemiş, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline ve asıl alacağın % 40'ı oranında tazminata hükmedilmiş, kararı alacaklı vekili temyiz etmiştir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, kooperatifin çift imza ile temsil edildiği, senette ise tek imzanın bulunduğu şeklinde olup, başvuru bu haliyle İİK.'nun 169/1 ve 169/a maddeleri hükümleri uyarınca borca itiraz niteliğindedir.
İİK.'nun 169/a/6. fıkrasında; "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar" hükmüne yer verilmiştir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, İİK.nun 169/a/6. maddesinde, borçlunun itirazının kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği yazılı olduğu halde, mahkemece gerekçesi gösterilmeksizin asgari oranın üzerinde (%40 oranında) tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan, mahkemece, borca itirazın kabulü halinde İİK.'nun 169/a/5. maddesi uyarınca, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, aynı maddede borca itirazın kabulü halinde para cezasına ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen, para cezasına da hükmolunması isabetsizdir.