İsteğin Özeti: Dava, aday infaz ve koruma memuru olan davacının, 657 sayılı Yasanın 56. ve 57. maddeleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare mahkemesinin … günlü, E:…, K.… sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 56.maddesinde; "Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herbirinde başarısız olanlarla, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir." hükmünün yer aldığı, 57.maddesinde de, "Adaylardan en geç iki yıl içinde Devlet memuru olabilmeleri için olumlu sicil alamayanların sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir." kuralına yer verildiği, aynı Kanunun 58.maddesinde ise; "Adaylık devresi içinde eğitimde başarılı olan ve olumlu sicil alan adaylar, sicil amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile onay tarihinden geçerli olmak üzere asli memurluğa atanırlar. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez." hükmünün yer aldığı, yine aynı Kanunun 54.maddesinde, Devlet memurunun adaylık süresinin bir yıldan az iki yıldan çok olamayacağı kuralının getirildiği, dosyanın incelenmesinden; davacının 10.1.1994 tarihinde … Kapalı Cezaevinde aday infaz koruma memuru olarak göreve başladığı, iki yıllık adaylık süresinin sonunda … Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı'nca, asaletinin tasdik edilmemesine ve adaylık süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin 7.2.1996 tarih ve 72 sayılı kararın alınarak ilgiliye tebliğ edildiği, uzatılan adaylık dönemi içinde sicil raporunun olumsuz düzenlendiği ve sicil amirlerince asli memurluğa atanamayacağı yolunda teklifte bulunulduğu, bunun üzerine … Adli Yargı Adalet Komisyonu'nun 6.6.1997 tarih ve 457 sayılı kararı ile 657 sayılı Kanunun 56. ve 57. maddeleri uyarınca memuriyetle ilişiğinin kesilmesine karar verilerek aynı yönde Bakan oluru alındığının anlaşıldığı, yukarıda anılan yasanın 54.maddesinde, Devlet memurlarının adaylık sürelerinin iki yıldan çok olamayacağına ilişkin emredici kuralı bulunduğu yani, adaylık süresi sonunda görevinde yeterli olduğu sabit olanların asaletinin onaylanacağı, görevini yapamayacağı anlaşılanların ise yine aynı sürenin sonunda görevlerine son verilmesi gerekeceğinin açık olduğu, buna rağmen davalı idarenin iki yıllık azami adaylık süresi sonunda, buyurucu Yasa kuralı da gözardı edilerek ilgilinin adaylık süresini bir yıl daha uzatmış olmasından, davacının durumunu olumsuz yönde etkileyecek hukuksal sonuçlar çıkarılamayacağı, ayrıca 10.1.1994 tarihinde aday infaz ve koruma memuru olarak göreve başlayan davacının iki yıllık adaylık süresi içindeki sicillerinin olumlu olduğu, hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumlarının ve göreve devamsızlığının da saptanmadığı, gözönüne alındığında, iki yıllık süre sonunda asaletinin onaylanmasına engel bir durum da olmadığı, zira davalı idare, davacının adaylık süresini uzatma suretiyle de olsa memurluk statüsünü sürdürdüğüne ve iki yılın sonunda davacının görevine son verilmesini gerekli kılacak saptamalarda bulunmadığına göre, artık davacının asil memur statüsünü kazandığının kabulünün gerekeceği ve iki yıllık süre sonundaki durumunun aday memur statüsünde mütaala edilemeyeceği, adaylık dönemini tamamlayıp asaleti onaylanan memurların görevlerinin sona ermesinin ancak 657 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen hallerde mümkün olduğu, oysa davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemde bu hallerden herhangi birinin bulunmadığı, bu durumda, davacının uzatılan adaylık süresi içinde olumsuz sicil aldığı gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.