6.Daire 1986/310 E. , 1986/559 K. "İçtihat Metni"Daire : ALTINCI DAİRE Karar Yılı : 1986
442 SAYILI KÖY KANUNUNDA FIRIN YAPIMI KÖYÜN ZORUNLU VE İSTEĞE BAĞLI İŞLERİ ARASINDA SAYILMAMIŞ İSE DE; İNSANLARIN TEMEL GIDASINI TEŞKİL EDEN EKMEĞİN DÜZENLİ VE SAĞLIKLI BİR BİÇİMDE ÜRETİLEREK KÖYLÜYE İLETİLMESİNDE KAMU YARARI BULUNDUĞUNDAN, FIRIN YAPMAK AMACIYLA KÖY İHTİYAR KURULUNUN KAMULAŞTIRMA YAPABİLECEĞİ HK.<
Dava, taşınmazın ... m2 lik kısmının ekmek fırını yapılması amacıyla kamulaştırılmasına ilişkin köy ihtiyar kurulu kararının iptali dileğiyle açılmış, İdare Mahkemesince köyde ekmek fırını yapımının 442 sayılı Köy Kanununun 13. ve 14.maddelerinde yer alan ve köyün yapmakla zorunlu olduğu veya isteğe bağlı görevleri arasında yer almadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, karar davalı köy muhtarlığı tarafından temyiz edilmiştir. Gerek anayasanın 46.maddesinde, gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1.maddesinde "... kamu yararının gerektirdiği hallerde ..." özel mülkiyette bulunan taşınmazların kamulaştırılabileceği öngörülmüştür. Bu kurallara göre, kamulaştırmada ilk koşul kamu yararının varlığı olarak ortaya çıkmakta, kamu yararı kararı kamulaştırma işleminin özünü ve temelini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, köy lehine yapılacak kamulaştırmalarda kamu yararı kararı verecek mercii köy ihtiyar kurulu olarak belirtmekte, 442 sayılı Köy Kanunu da köye ait işleri görmekle aynı mercii görevli ve yetkili kılmaktadır.
Yukarıda anılan 442 sayılı yasada köye ait işleri yapılması zorunlu ve isteğe bağlı işler olarak ikiye ayrılmış, her gruptaki işler ayrı ayrı sayılmıştır. Ancak bu işler arasında ekmek fırını yapımı bulunmamaktadır. Yasada ekmek fırını yapımının sayılmamış olması bu işin yapılamayacağı anlamını taşımaz. Çünkü, yapılması zorunlu ve isteğe bağlı olarak belirlenen görevler sınırlandırıcı nitelikte değil, köylüye ve köy idarelerine yol gösterici birer örnek teşkil etmek üzere yasada yer almıştır.
Olayda ise, nüfusu 2000 üzerinde bulunan ... Köyünde şahıs tarafından işletilen bir ekmek fırınının kışın kapatıldığı, kötü hava koşulları yüzünden ulaşımın aksadığı aylarda köyde ekmek sıkıntısının başgösterdiği, bu sorunun giderilmesi için köyde mevcut ilkokul, ortaokul öğretmenleri ile orman bölge şefliği personelinin ve köy halkından birçok kişinin muhtarlığa başvuruda bulundukları, ekmek fırını yapımı için en uygun yer olarak davacılara ait taşınmazın belirlendiği, 5000 m2 yüzölçümlü taşınmazın 225 m2 sinin bu amaçla kamulaştırılmasına karar verildiği temyiz dosyası içerisinde yer alan belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.
Bu durumda, insanların temel gıdasını teşkil eden ekmeğin düzenli ve sağlıklı bir biçimde üretilerek köylüye iletilmesi amacıyla ekmek fırını yerinin sağlanarak hizmetin yürütülmesi köyün ve köylünün müşterek yararına olacağı, başka bir deyişle bu işin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunduğu açıkça ortadadır. Kaldıki söz konusu hizmetin sadece Köy Kanununda sayılmamış olması nedeniyle işlemin iptali yolundaki gerekçeyi 442 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 1924 yılından bu yana geçen sürede köylerde meydana gelen ekonomik ve sosyal gelişmelere koşut olarak çoğalan, yeni ortaya çıkan ve gelişen ihtiyaçların varlığı gerçeği ile de bağdaştırmak olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına; uyuşmazlığın hukuki niteliği ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dava hakkında karar vermeye yeterli görüldüğünden, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 2.bendi uyarınca işin esasının incelenmesine geçilerek yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verildi.