Esas No
E. 2014/25701
Karar No
K. 2016/6707
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2014/25701 E.  ,  2016/6707 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak

... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı lehine oluşmuş bir katkı payı alacağının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Taraflar, 27.05.2004 tarihinde evlenmiş, 16.10.2008 tarihinde açılan dava sonucunda evliliğin mutlak butlandan iptaline karar verilmiştir. Mal rejimi evliliğin iptali davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 03.07.2006 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m). Dosya içerisinde toplanan delillere, her iki tarafın tanık beyanlarına göre zihinsel engelli olan ...'nın babası... ile birlikte çalıştığı anlaşılmaktadır. Hayatın olağan akışına göre baba ile oğul arasındaki gelir ortak olup baba tarafından alınarak davalı eş adına tescil edilen tasfiyeye konu taşınmazın yarı payının baba tarafından davalı oğluna bağışlandığının, diğer yarı payının ise davalı eşin çalışması karşılığı elde ettiği gelirle edinildiğinin kabulü gerekir. Bu açıklamaya göre, TMK'nun 219/1.maddesine göre çalışma karşılığı elde edilen gelir edinilmiş mal niteliğinde olacağından davacının bu bölüm üzerinde TMK'nun 231 vd.maddeleri uyarınca yarı pay oranında artık değere katılma alacağı hakkı mevcuttur. Başka bir anlatımla dava konusu taşınmazdaki davalıya bağış yapılan bölüm çıktıktan sonra kalan yarı pay üzerinde davacı lehine kısmen kabul kararı verilmesi gerekmektedir. Bundan ayrı, yerel mahkemece verilen karar dairemizce bozulduğundan tasfiyeye konu taşınmazın belirlenen değeri güncelliğini yitirmiştir. Katılma alacağı davalarında kural olarak, tasfiyeye konu malın TMK'nun 232 ve 235/1. madde ve fıkraları uyarınca, karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerlerinin yarısı üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Bu itibarla Mahkemece, tasfiyeye konu taşınmazın bozma sonrası karar tarihine en yakın güncelleştirilmiş piyasa sürüm (rayiç) değerinin uzman bilirkişiye tespit ettirildikten sonra yukarıdaki açıklamalara göre davacının katılma alacağının belirlenmesi ve belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 13.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Alacak talebine konu taşınmazın bedelinin davalının babası tarafından karşılanmak suretiyle üçüncü kişiden satın alınıp davalı adına tapuya tescil edildiği sabittir. Davalı taraf taşınmazın davalıya babası tarafından bağışlanmış ve bu nedenle katılma alacağı hesabına dahil edilmesi gerekmeyen kişisel mal niteliğinde olduğunu savunmaktadır. Yine toplanan delillerden davalının babasının işyerinde bedenen çalıştığı, kazancını babasına verdiği, taşınmazın da sağlanan bu kazançtan yapılan tasarrufun kullanılmasıyla satın alındığı da sabit olmuştur. Davalının kazancını tespit için hesaplamaya esas alınacak nitelikte bir veri de mevcut değildir. O halde davalının edinilmiş mal niteliğinde olan ve tasfiye hesabına girmesi gereken satın alma bedeli bölümünün babanın bağışı sayılması ve bu sebeple davalının kişisel malı sayılması gereken bölüm dışında kalan TMK'nun 230/1. maddesi uyarınca denkleştirmesi işlemindeki oranın tespiti için mahkemece TMK'nun 4. ve TBK'nun 50. maddelerindeki hakkaniyet ilkesi uyarınca davalının babasının işyerine devamlılığı işe katkı ve yönetme becerisi gözönüne alınarak, %50 oranından daha az olacak şekilde bir oranın takdir edilmesi taşınmazın tasfiye anındaki bilirkişice belirlenecek güncel sürüm değeri ile çarpımı sonucu ulaşılacak miktar içinde davacının TMK'nun 236/1.maddesine göre yarı oranında hak sahibi olacağı kabul edilerek hesap yapılması ve buna göre davacının katılma alacağına hükmedilmesi gerekir. Bu nedenlerle, değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte bozma gerekçesi ve kapsamına kısmen katılmıyor, bozmanın açıkladığım yönde olması gerektiğini düşünüyorum. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle katılma alacağına konu edinilen taşınmazın davalının babası tarafından davalıya bağışlandığı ve bu sebeple davalının kişisel malı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.