2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2015/16318 E. , 2016/7406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi manevi tazminat talebinin reddi ve maddi tazminat miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde de olması gerekir (TMK m. 174/2). Somut olayda tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; mahkemece davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında, bir kısım tanıkların, davacı kadının yüzünde zaman zaman morluklar gördüklerini beyan ettikleri dikkate alındığında, kadının süregelen bir şiddet eylemine maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davalının boşanmaya neden olan bu kusurlu davranışları aynı zamanda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.