8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/3216 E. , 2016/4202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
Davacı-birleşen davada davalı ... ile davalı-birleşen davacı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne dair Kızılcahamam Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 19.02.2014 gün ve 48/63 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı-birleşen davada davalı ... (...) vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, aleyhine açılan birleştirilen davanın ise reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen davada davacı ... vekili, birleştirilen davaya ilişkin dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş aleyhine açılan asıl (ilk) davanın ise reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 6.000-TL'nin dava tarihi olan 09.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-davacı ...'den tahsiline; birleştirilen davanın kısmen kabulü ile, 8 nolu bağımsız bölüm ve 12 parsel sayılı arsa nedeniyle 20.000-TL'nin dava tarihi olan 16.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin hükmün ONANMASINA,
2.Davacı-davalı ... vekilinin birleştirilen 2012/111 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)-Dosyaya getirtilen taraflara ilişkin aynı mahkemenin 2010/111 Esas-2011/22 Karar sayılı boşanma dava dosyasının incelenmesinde; boşanmaya yanlardan ...'ın zina davranışı nedeniyle TMK'nun 161.maddesi gereğince zina sebebiyle karar verildiği ve bu halde kesinleştiği görülmektedir. TMK'nun 236/2. maddesi “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.” hükmünü içermektedir. Davacı-davalı ... birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde dava açan eşin katılma alacağı çıktığı takdirde TMK'nun 236/2 maddesi gereğince artık değere katılma alacağının kaldırılması gerektiği savunmasında bulunmuştur. Mahkemece davacı-birleşen davalının bu savunma yönünden olumlu ya da olumsuz bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan katılma alacağına hükmedilmesi isabetsiz olmuş; hükmün bu sebeple bozulması gerektirmiştir.
b)-Kabule göre de, alacağa hükmedilen faiz başlangıcının katkı payı alacağında dava tarihi, artık değere katılma alacağında ise karar tarihi olacağı gözetilmeden; hükmedilen alacakların tamamı yönünden faizin dava tarihinden başlatılması da doğru olmamıştır.