2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/13656
- Karar No
- 2016/4640
- Karar Tarihi
- 09.03.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Hukuk Dairesi 2015/13656 E. , 2016/4640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dava Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine yöneliktir. Fiili ayrılığa esas ilk boşanma davası; taraflardan davacı erkek tarafından, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak açılmış ve dava davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı, hakaret ve tehdit ettiği, kadının ise kusurunun ispatlanamadığından bahisle reddedilmiştir. İlk davanın reddi nedeniyle, bu davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak davalı kadına bir kusur yüklenemez. İlk davanın açılmasından sonra tarafların biraraya geldikleri iddia edilmediği gibi, fiili ayrılık döneminde kadından kaynaklanan ve ona kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Öyleyse davalı kadına bir kusur yüklenemez. Bu durumda; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektiren olaylarda davacı erkek tamamen kusurludur. Durum böyleyken; mahkemece tarafların eşit kusurlu olarak kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadının maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2.Yukarıda l. bentte açıklandığı üzere davalı kadının boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerçekleşmediğine ve davalının düzenli ve sürekli bir geliri bulunmayıp boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği de sabit olduğuna göre, davalı yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına (TMK m.
175.hükmedilmesi gerekirken mahkemece “davalının yoksulluğa düşme tehlikesinin bulunmadığı” gerekçesiyle yoksulluk nafakası isteğinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir