8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/20808 E. , 2016/2538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak, Ziynet Alacağı
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak, ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ....1. Aile Mahkemesi'nden verilen 26.06.2014 gün ve 565/435 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının mümkünse aynen iadesine, değilse mislen karşılanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, araç yönünden katılma alacağı talebinin reddine, taşınmaz yönünden 9.452,5-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, taşınmaz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının ziynet eşyalarına ilişkin davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacının ziynet eşyalarına yönelik temyizine gelince; Miktarı, niteliği ve davacı kadına aidiyeti taraflar arasında çekişmeli olmayan, dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının; ortak konutta saklandığı, ancak ortak konuttan ayrılma sırasında davacı tarafından yanında götürülmüş olup olmadığı hususu taraflar arasında çekişmelidir. Ziynet eşyaları taşınır mal oluşu ve kolaylıkla taşınabilir nitelikte olduğundan ait olduğu kadın tarafından üzerinde taşınması ve konuttan ayrılırken yanında götürülmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Toplanan delillerden, taraflar arasında geçimsizlik oluşması üzerine tarafların tartıştıkları, davacı kadının ortak konuttan ayrıldığı da sabittir. Davacı kadın, evden normal koşullarda ayrılmadığını, eşinin kendisine fiziksel şiddet uygulaması sonucu kolluğa şikayette bulunmak için konuttan ayrıldığını, daha sonra da ailesinin yanına gitmek durumunda kaldığını ileri sürmüş; davalı ise, davacının evden normal koşullarda ayrıldığını, konuttaki ziynetlerini de ayrılırken yanında götürdüğünü iddia etmiştir. Davalı asıl, 26.02.2013 tarihli oturumda davacıya konuttan ayrılırken ziynetlerini yanında götürüp götürmediği konusunda yemin teklif etmiş; davacı bu teklifi kabul ederek yeminli beyanda bulunmuş ve davalının kendisine şiddet uygulaması sonucu konuttan ayrılmak durumunda kaldığını ve ziynetlerini yanında götürmediğini, daha sonra da davalı ve ailesinin konutu boşaltmış olduklarını bildirmiştir. Kendisine ispat yükü düşmeyen davalı bu şekilde karşı tarafa yemin teklif etmek suretiyle ispat yükünü üzerine almış ve diğer delillerine dayanmaktan vazgeçmiş durumuna düşmektedir. Yemin davacı tarafından eda edilmekle de uyuşmazlık konusu vakıanın (davacının konuttan ayrılırken ziynetlerini yanında götürmediği vakıası) var olduğu kesin delille ispatlanmış olmaktadır. Böylece davacı ziynet eşyası alacağına ilişkin davasını kanıtlamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının ziynet eşyası alacağına ilişkin talebinde davanın kabulü koşulları oluştuğu halde, mahkemece talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.