Esas No
E. 2015/9637
Karar No
K. 2016/4175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2015/9637 E.  ,  2016/4175 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından depozito bedelinin iadesine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kiracı olduğu davaya konu taşınmazı 21.01.2013 tarihinde tahliye ettiğini, 24.01.2013 tarihinde davalı ile birlikte taşınmazı gezdiklerini, taşınmazın tahliye edilmesine rağmen depozito bedelinin iade edilmediğini, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2013/2982 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı vekili, kiracının taşınmazı erken tahliye ettiğini, kira kaybı alacaklarının olduğunu, taşınmazda tespit yaptırdıklarını ve taşınmazda hasar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taşınmazdaki belirlenen hasarın normal kullanım sonucu olduğu, kiracının 1 günlük kira bedeli ve elektrik-doğalgaz bedeli olarak 400,00 TL yi mahsup ederek icra takibi başlatmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının asıl alacağın %20 tutarında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalı vekilinin kira kaybı alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 20.07.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 7. maddesinde; "kiracı mecuru akdin hitamında tahliye etmek istediğinde durumu 30 gün evvelden noter kanalı ile kiralayana bildirecek. Aksi halde tahliye sonrası 30 günlük kirayı tazminat olarak ödeyecektir. " 14. Maddesinde; "kiracı 5600 USD depozito vermiştir. Tahliyeden sonra depozito iade edilecek, evin kiracı tarafından habersiz boşaltılması halinde bir aylık kira bedeli yada tespit edilen hasarın depozitodan mahsip edileceğini kiracı peşinen kabul eder" düzenlemesi yer almaktadır. Taşınmazın tahliye edildiğine dair tutanak bulunmamakta ise de, davacı kiracı taşınmazı 21.01.2013 tarihinde tahliye ettiğini ileri sürmüş, davalı kiraya veren 04.03.2013 tarihli tespit istemli dilekçesinde taşınmazın Ocak 2013 te tahliye edildiğini beyan etmiştir.

Bu durumda davaya konu taşınmazın 21.01.2013 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü gerekir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi hükmü uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin süresinin bitiminden enaz onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiracı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesine uygun fesih ihbarını yapmadan kiralanan taşınmazı 21.01.2013 tarihinde tahliye etmiştir. Erken tahliye halinde anılan Kanunu'nun 325. maddesine göre kiracının kira sözleşmesinden doğan borcu kiralananın benzer koşullarda yeniden kiraya verilebileceği makul süre için devam eder. Bununla birlikte kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından alacak miktarı tenkise tabi tutulur. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşularla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ama ne var ki sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 7. maddesinde taraflar erken tahliye halinde otuz günlük kira bedelinin tazminat olarak ödeneceğini kabul ettiklerine göre makul kira bedelinin otuz günle sınırlandırıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece yeniden kiraya vermek için gereken makul süre otuz gün kabul edilerek, bu süreye ilişkin kira alacağı hesaplanarak depozito alacağından düşülmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

3.Davalının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;

İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının itirazın iptali davasında haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, istek halinde alacaklı yararına, eğer borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.

Somut olayda, davacı kiracı depozito alacağının tahsiline yönelik takip başlatmış, davalı kiraya veren hasar ve kira kaybı alacağı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira alacağı ve hasar bedeli yargılama sonucunda belirlenebileceğinden alacağın likit olduğu söylenmez. Bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 No'lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog