Esas No
E. 2016/5899
Karar No
K. 2016/6792
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2016/5899 E.  ,  2016/6792 K.

"İçtihat Metni"

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ :. İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R

Davacı 3.kişi vekili, 19/06/2012 tarihinde haczedilen menkullerin, müvekkiline ait olduğunu, buna ilişkin fatura ve belgeler sunulduğunu, malların borçlu ...'tan satın alındığını, parasının ödendiğini, borçlunun menkullerle ve müvekkiline ait işyeri ile ilgisinin olmadığını, borçlunun ticareti terk ettiğini ve sektör değiştirdiğini iddia ederek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına %40'tan aşağı olmamak üzere tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, borçlu ...'un, alacaklılardan mal kaçırmak maksadı ile haciz mahallindeki işyerinde bulunan tüm makineleri muvazaalı olarak davacı 3. kişiye devrettiğini, borçlu ...'un sahibi olduğu şahıs firmasına ait esnaf sicil kayıtlarından, iş adresinin, “... İş Hanı No: 36/1” olarak gösterildiğini, bu adresin haciz yapılan adres olduğunu, davacının haciz tarihindeki adresinin ise Zeytinburnu'nda olduğunu, haciz yapılan adresle bir bağlantısı olmadığını, işyerinin tamamen tüm emtiaları ile beraber muvazaalı bir şekilde devrini sağlayan satış sözleşmesinin, 06/04/2011 tarihinde imzalandığını, takibe konu çeklerin 30/04/2011 ve 25/03/2011 keşide tarihli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; haciz yapılan adresin davacı tarafından ek işyeri olarak kullanıldığı, davacının ticari defterleri ve faturalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda, haczedilen malların davacıya ait olduğunun anlaşıldığı ve bunun aksinin davalı-alacaklı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.

Dava konusu haciz, borçlunun esnaf sicil kaydındaki tescilli adresinde yapılmıştır. Emsal nitelikteki .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/809 Esas, 2012/876 K. sayılı dosyasında, dava konusu haciz sırasında 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu görülmekte ise de borçlunun da haciz mahallinde olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; somut olayda, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir.

Davacı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar ve sunulan ödeme çekleri yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, davacı 3. kişi ile davalı borçlunun aynı alanda faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Öte yandan; 06.04.2011 tarihli faturalar ile davalı borçluya ait menkullerin davacı 3. kişiye satıldığı ve bu satımın davalı borçlunun sahip olduğu emtiaların mühim bir kısmına teşkil ettiği dikkate alındığında, taraflar arasında bir işyeri devrinin bulunduğu kabul edilmelidir. Bu devir, İİK.

44.maddesine uygun olarak gerçekleştirilmediğinden, devir alacaklıların haklarını da etkilemeyecektir. Tüm bu olgular karşısında, mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 230,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku İİK md.97 İİK md.366/3 İİK md.96 İİK md.366
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog