8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/16316 E. , 2016/6794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, haciz konulan menkullerin borçlulara ait olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, müvekkilinin, “...” adresindeki şarküteri dükkanındaki demirbaşları satın aldığını, mülk sahibi ... ile kira sözleşmesi akdedildiğini, vergi dairesine vergi mükellefi olarak başvurduğunu, takip başladığında işyerinin borçlular ile ilgisinin olmadığını, borçlunun oğlu ...'un, müşterileri tanımaya yardımcı olmak üzere haciz sırasında işyerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, dinlenen tanık ifadeleri, celb edilen icra dosyası ve incelenen nüfus kayıtlarından, haciz yapılan işyerinin davalı 3. kişi tarafından devralınıp ruhsata dayalı olarak işletildiği, haczedilen eşyaların borçlulara ait olduğuna ilişkin dosyada delil olmadığı, işyeri kira sözleşmesinin davalı 3. kişi adına olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir. Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi talebiyle açılmıştır.
Dava konusu haczin yapıldığı işyerinin çalışma ruhsatının, davalı 3. kişiye geçiş tarihinin ve davalı 3. kişinin esnaf siciline kayıt tarihinin borcun doğumundan hatta dava konusu hacizden sonra olduğu görülmektedir. Ayrıca davalı 3. kişi tarafından sunulan kira sözleşmesi de adi nitelikte olup, mahcuzlara ait olduğu ileri sürülen faturaların tanzim tarihi de borcun doğumundan sonraki bir tarihe isabet etmektedir. Dinlenen tanıkların beyanları da işyerinde bulunan kişiler ile borçlu arasındaki organik ve akrabalık bağını ortaya koymakta olup, haciz sırasında hazır bulunan borçlunun oğlu Haluk Yağış'ın haciz tutanağına yansıyan bilgilere göre, kimliğini gizlemeye dair eylemlerde bulunması da, davalı 3. kişi aleyhine yorumlanacak hususlardır. Ayrıca davacının temyiz dilekçesine ekli, 11.06.2014 tarihli haciz tutanağında da, haciz sırasında davalı 3. kişinin, borçlunun adresinde bulunduğuna ilişkin tespitlere rastlanmıştır. Bu maddi ve hukuki olgular ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.