2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2015/15591 E. , 2016/4928 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadının, açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiği, davalı-karşı davacı erkeğe mahkemenin de gerekçede belirttiği üzere kusur yüklenemeyeceği, hükümde davalı-karşı davacının daha kusurlu olduğunun yazılmasının maddi hataya dayalı olduğu ve mahalinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadının tüm temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemeye gelince;
Toplanan delillerden mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı-karşı davalı kadının eşine, fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK m. 174/2). Yukarıda belirtildiği gibi davacı-karşı davalı kadının belirlenen kusurlu davaranışları davalı-karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları davalı-karşı davacı erkek yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat isteğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.