19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2015/12241 E. , 2016/4113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2015
NUMARASI : 2014/270-2015/90
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, faturaya dayalı mal satışından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bahsi geçen römorku satın alıp bedelini ödediğini, satın alınan ikinci römorka ilişkin ... nolu faturaya ilişkin ödemenin 31.08.2014 tarihinde nakit olarak elden yapıldığını ve buna ilişkin davacıdan ... nolu tahsilat fişinin alındığını, kötüniyetli davacının tahsilat fişine "banka havalesi" yazdığını, banka havalesi ile yapılan ödeme için tahsilat fişi kesilmesinin bir anlamının olmadığını, kaldı ki banka havalesi yapılmadığını bankadan davacı hesabına ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini ve % 20 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davalıda olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacı tarafından verilen tahsilat makbuzunda banka havalesi ibaresinin bulunduğu, bu makbuzun davalı tarafından itirazi bir kayıt ileri sürülmeden alındığı, tahsilat makbuzunun bankadan gönderilen para karşılığında verildiği, icra takibine itirazın haksız olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK ile yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar, davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ile hükümdür. Davanın açılması üzerine dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Ön incelemede öncelikle dava şartları (HMK'nun 114.-115. md.) ve ilk itirazlar incelenir (HMK'nun 116.-117. md.). Dava şartları mevcutsa ve ilk itirazlar yerinde değilse iddia ve savunma içinden tarafların uyuşmazlık noktalarının neler olduğu belirlenir. Taraflar ön inceleme duruşmasında sulhe teşvik edilir. Ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkında itiraz ve def'iler incelenerek karara bağlanır (HMK'nun 142. md.).
Mahkemece ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK'nun 138.-142. md.). Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve zamanaşımı def'inin dinlenebilir olması gerekir. Mahkemece bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse,
HMK'nun 143. ve devamı maddeleri uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeli ve özellikle HMK'nun 147. maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmeli (HMK'nun 184. md.), mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki yanı davet etmeli ve davetiyeye belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunu bildirmeli, sözlü yargılamada ise taraflara son sözlerini sorup, hüküm vermelidir (HMK'nun 186. md.). 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama kesitlerine, kanunda belirtilen sebepler dışında, uyulmadan karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece 18.02.2015 günlü duruşma oturumunda tahkikat aşamasına gelinmiş olduğu halde, tahkikatın bittiği tefhim edilmeden (HMK'nun 184. md.) ve sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunulması amacı ile davet hususu yerine getirilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.