Esas No
E. 2016/1206
Karar No
K. 2016/1957
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Ceza Dairesi

E. 2016/1206 K. 2016/1957 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/1206, K. 2016/1957, T. 21.06.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2016/1206
Karar No
2016/1957
Karar Tarihi
21.06.2016
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Ceza Dairesi         2016/1206 E.  ,  2016/1957 K.

"İçtihat Metni"

Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Suç Tarihi : 29/07/2015 Hüküm : Mahkûmiyet Temyiz Edenler : Sanık ve müdafii Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Olay tarihinde, park halinde bulunan sanığa ait araçta yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve dosya içerisinde arama kararlarının bulunmadığı dikkate alınarak;

1.Sanığa ait aracın aranması konusunda, adli arama veya olay tarihi ve olay yerini kapsayan önleme araması kararı olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2.Kabule göre, sanığın savunmasında, uyuşturucu maddelerin E..E..isimli kişiye ait olduğunu, yakalandığında araçta adı geçenin de bulunduğunu belirttiği anlaşıldığından; tutanak düzenleyicilerinden vicdani kanı oluşturacak sayıdaki görevlilerin tanık olarak dinlenmesi ve kendilerinden olay tarihinde araç içerisinde sanık dışında başka bir kişi daha bulunup bulunmadığının, başka bir kişi daha var ise, bu kişi hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının sorulması, bu kişi hakkında dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konulması; adı geçen hakkında herhangi bir soruşturma olmadığı takdirde,

Cumhuriyet savcısına suç duyurusunda bulunulması, dava açıldığı takdirde birleştirilmesi, sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanığın salıverilmesine ilişkin talebin reddine, 21.06.2016 tarihinde (1) numaralı bozma yönünden Üye H..U..nun karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ

Olay tarihinde, yolda park halinde bulunan 0.. plakalı araçta oturan sanığın, devriye hizmetlerini yapan Jandarma görevlilerini görünce, tedirgin davranışlar sergilemesi nedeniyle duyulan şüphe üzerine, kimlik kontrolü yapıldıktan sonra, "araç içerisinde birşey var mı?" diye sorulduğunda, sanığın "bizim sıkıntılı bir işimiz yok, buyrun bakın" diyerek aracın kapısını açması üzerine, araca bakıldığında, aracın sol arka koltuğunun ayak kısmındaki paspasın altında suça konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir.

Görüldüğü gibi uyuşturucu maddeler aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen bölümünde ele geçmiştir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 17.03.2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik 4/A maddesine göre aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen bölümleri için arama kararına ihtiyaç bulunmamaktadır. Arama kararı aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümleri için gereklidir. Aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen bölümlerin aranabilmesi için bu yasayla kolluğa verilen yetki görünen bölümde seyyar vaziyette duran paspasın altına bakmayı da kapsar. Anlatılan nedenlerle, uyuşturucu maddeler 2559 sayılı Kanun'un 4/A maddesine uygun şekilde ele geçirildiğinden, davanın esastan incelenmesi gerektiği kanaatında olduğumdan (1) numaralı bozma görüşüne katılmıyorum. 21.06.2016

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog