Esas No
E. 2016/195
Karar No
K. 2016/3219
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2016/195 K. 2016/3219 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/195, K. 2016/3219, T. 15.02.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/195
Karar No
2016/3219
Karar Tarihi
15.02.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2016/195 E.  ,  2016/3219 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalının ihale ile hizmet sunduğu ... mağazasında güvenlik görevlisi olarak çalışırken işverenin manevi baskı ile istifa dilekçesi yazdırdığını ve iş akdinin bu şekilde feshedildiğini, ancak asla bir istifa iradesinin olmadığını, kendisine hırsızlık isnadı yapılacağının söylenmesi üzerine dediklerini yazıp imzalamak zorunda kaldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalıya TK 35. Maddesine göre Ticaret Sicil Gazetesindeki adresine ilanen tebliğ yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davalı davaya cevap vermemiş delil de sunmamıştır. Mahkemece, davacının işyerinden kendi iradesi ile ayrıldığını belirterek ihbar ve kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez. Dairemizce bu gibi hallerde feshin işverence gerçekleştirildiği, bununla birlikte işveren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince davacının istifaen işten ayrıldığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı talepleri reddedilmiş ise de dosya da davacının istifa ettiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı gibi işverence bu yönde savunma da yapılmamıştır. Davacının iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat yükü işverende olup, işveren bu yönde herhangi bir delil sunmamıştır. Bu husus gözden kaçırılarak, dava dilekçesindeki anlatıma bağlı kalınarak davacının kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır. Yapılacak iş, davacının iş akdinin tazminatı gerektirmeyecek şeklide feshedildiği işverence ispat edilemediğinden, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar vermekten ibarettir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15/02/2016 oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog