7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2015/30103 E. , 2015/25423 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdini davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının Üniversitesi Hastanesi ikmal inşaat işinin yapımı için istihdam edildiğini, davacı ile yapılan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle asıl işveren ile yaptıkları sözleşmenin son bulmasından dolayı davacı ile aralarındaki iş akdinin kendiliğinden son bulduğunu ve başka bir alacağının da bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır. Davalı, davacı tanıklarının husumetli olduğunu ve başka dosyalarda vermiş oldukları beyanlar ile mahkemede vermiş oldukları beyanlar arasında çelişki bulunduğunu, bu nedenle tanık beyanlarının hesaplamalarda dikkate alınamayacağını iddia etmiştir. Gerçektende davacının ve bazı işçilerin iş akitlerinin davalı tarafından feshedilmesi üzerine İş Mahkemelerinde bir çok dava açıldığı, bu dosyalarda dinlenilen davacı tanıklarının genelde aynı kişiler olduğu, davalı işyerinde çalıştıkları, davalıya karşı açmış oldukları davalarının bulunduğu ve bu tanıkların çalışma saatlerine ilişkin gerek aynı mahkemede farklı dosyalarda vermiş oldukları beyanlar gerekse başka mahkemelerde vermiş oldukları beyanların çelişkili oldukları, iş başlangıç ve bitiş saati hakkında farklı dosyalarda farklı beyanlar verdikleri, Dairemizce incelenen dosya içeriklerinden ve davalı vekili tarafından tanık beyanlarına karşı verilen dilekçelerden anlaşılmaktadır. O halde yapılacak iş, Üniversitesi'ne müzekkere yazılarak davacının çalıştığı şantiyedeki çalışma saatleri sorulmalı ve davacı tanıkları tekrar dinlenerek yaz ve kış çalışma saatlerine ilişkin davalı vekilinin tanık beyanlarına karşı vermiş olduğu dilekçede belirtilen çelişkiler giderilmeli, tüm bu deliller birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre davacının fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin çelişkili tanık beyanlarına dayalı olarak fazla mesai ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3.Her ne kadar davacının ihbar tazminatı talebi iş akdinin belirli süreli hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle mahkemece reddedilmiş ise de dava konusu iş akdi belirli süreli hizmet sözleşmesinin objektif koşullarını taşımadığından belirsiz süreli olup belirli süreli hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilemez. Bu nedenle mahkeme kararı bu noktada hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.