2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/25213
- Karar No
- 2016/11584
- Karar Tarihi
- 13.06.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2015/25213 E. , 2016/11584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak; davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafakaların ve maddi tazminatın miktarı ile reddedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.06.2016 günü temyiz eden davacı .... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı ... ve vekileri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece davalı erkeğin eşi ve çocuklarına zaman ayırmadığı, dava tarihinden önceki bir yıllık süreçte onların giderlerini karşılamadığı, eve geç geldiği, bu sebeple ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen bu kusurlu davranışları yanında güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, yapılan soruştuma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu vakıa kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51. 52.
58.dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata bükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.