8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/1540 E. , 2016/11015 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair ... sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlu İcra Mahkemesi 'ne başvurusunda; icra müdürünün dosya hesabı yaparken en yüksek mevduat faizi olarak %18 oranını uygulayarak hesaplama yaptığını, bu oranın hangi kritere göre tespit edildiğinin anlaşılamadığını, fiilen bankalardan faiz oranı sorularak buna göre hesap yapması gerekirken hesaplamada %18 oranın esas alındığını, ... faiz oranları sorularak icra dosyasının hesabının yaptırılmasını talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece onanmıştır. Borçlunun karar düzeltme isteği üzerine dosya yeniden incelenmiştir. İlamlı icra takibinde faizin fazla istendiği yönündeki başvuru İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK'nun 16/2. maddesinde yer alan bir hakkın yerine getirilmemesi nedeniyle ilama aykırı işlem yapıldığı iddiası olduğundan süresiz şikayete tabi olup, her zaman ileri sürülebilir (HGK'nun 21.06.2000 tarih, 2000/12- 1002 sayılı Kararı). İİK’nun 18. maddesinde İcra Mahkemesi'nde görülen işlerde basit yargılama usulü uygulanacağı belirtilmiştir. Süreye tabi olan taleplerde, dilekçede belirtilmeyen bir husus, yargılama aşamasında ileri sürülmesi halinde nazara alınamaz ise de süreye tabi olmayan başvuru nedenleri yargılama aşamasında, mahkeme önüne getirildiğinde, incelenip karar verilmesi, HMK'nun 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğidir. HGK'nun 20.9.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. ./. Somut olayda; takibe dayanak yapılan ilamda, kıdem tazminatı alacağı için akdin fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi diğer alacakların ise ilamda belirtilen dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, borçlunun takip öncesi faiz oranı ve miktarına itiraz etmediği belirtilerek, takip tarihinden dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar faiz hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Faiz şikayetinin süresiz şikayet olduğu ve her zaman ileri sürülebileceği de göz önünde tutularak borçlunun şikayetinin mahiyeti gereği takip öncesi ve takip sonrası faize yönelik şikayet niteliğinde olduğu da dikkate alınarak daha önce borçlu vekili banka ismi bildirdiğinden bu kez alacaklı vekilinin bildireceği bankalardan, kıdem tazminatı faiz hesabı için (hakkın) doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden dosya hesabının yapıldığı 04.10.2013 tarihine kadar kıdem tazminatı için istenebilecek faiz miktarının dosyaya celp edilen bankaların faiz oranları karşılaştırılarak, diğer alacaklar yönünden ise ilamda belirtilen tarihlerden itibaren dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar yasal faiz üzerinden bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, açıklanan ilkelere uygun düşmeyen ve sadece takip tarihinden dosya hesabının yapıldığı tarihe kadar faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.