Esas No
E. 2015/38851
Karar No
K. 2016/9214
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2015/38851 E.  ,  2016/9214 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

K A R A R

Davacı, avukat olduğunu, davalının bir çok davada vekilliğini üstlendiğini ve hukuki danışmanlık hizmeti verdiğini, son olarak davalı şirket çalışanı işçilerin sendikal sorunların halli için 2011 yılı Ağustos ayında açtıkları davalarda davalı şirketin vekili olarak görev yaptığını, bu davaların vekalet ücretinin ödenmemesi üzerine dava konusu takip de dahil olmak üzere 88 takip başlattığını ve takiplerin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, Gebze 2. İcra Müdürlüğünün 2015/2513 sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının takip konusu ücret alacağının doğduğunu iddia ettiği iş davasının işçilerle varılan anlaşmaya uygun olarak ödemenin yargı kararına dayandırılması amacıyla işçiler tarafından usulen açılan bir dava olduğunu, davacı avukatın bu davaları işçilerle yapılan anlaşma uyarınca usulen kabul ettiğini ve emek sarfetmediği gibi davada kazanılan bir bölüm de olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, Gebze 2. İcra Müdürlüğünün 2015/2513 sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak üzerinden belirlenen 321,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı, vekalet ücratinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının temerrüde düşmesi için BK 101.maddesi (6098 Sayılı B.K 117. maddesi) gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 17.12.2012 tarihli telgrafta, Gebze 2. İş Mahkemesinin 2011/96 E. ile 2011/140 E. arasında yer alan 89 dosyaya ait vekalet ücreti tutarı olan 250.000,00 TL'nin 1 gün içinde ödenmesi istenilmiştir. Ancak her bir dosya bakımından istenilen alacak miktarı tek tek gösterilmediğinden bu telgrafın davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürdüğünden sözedilemez. Davacı, icra takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Hal böyle olunca davacının işlemiş faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3.İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacı avukatın hakedeceği akdi vekalet ücreti miktarı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından, belli olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden likit değildir. O halde, Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle hükmün ikinci fıkrasında yer alan “...itirazın iptaline, takibin devamına ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine,"...itirazın 3.210,80 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına," sözcüklerinin yazılmasına, (3) no'lu bentte açıklanan nedenle hükmün üçüncü fıkrasının hükümden tamamen çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 34,49 TL. İade alınmasına, peşin alınan 65,69 TL harcın davalıya iadesine, 31/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku K6098 md.117 İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog