13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/40191 E. , 2016/8616 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
Davacı, davalı ile 10/10/2012 tarihinde kat alım-satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince daire bedelinin 91.500,00 TL olduğunu, davalının 86.500,00 TL'lik kısmı ödediğini, ancak bakiye 5.000,00 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine 5.000,00 TL üzerinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, geçersiz satım sözleşmesine istinaden kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapulu taşınmazın adi senetle satışının kararlaştırılmasından kaynaklanan eksik bedelin tahsiline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme ile taşınmazın 91.500 TL'ye satışı düzenlenmiştir. Bir taşınmaz malın veya payının mülkiyetinin başkasına devri yada devir vaadini öngören sözleşmelerin geçerli sayılması B.K. 213, Tapu Kanunu 26. madde ve T.M.K’nun 706 uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir ve doğrudan göz önünde tutulur. Her ne kadar taraflar arasındaki bila tarihli “aramızda akit” başlıklı sözleşme resmi şekilde düzenlenmemiş bulunduğundan hukuken geçerli değilse de celp edilen tapu kayıtlarının incelenmesinden 26.11.2012 tarihinde her iki tarafın tapuda işlem yapmak suretiyle geçersiz olan harici sözleşmeye geçerlilik kazandırdıkları, böylece “aramızda akit” başlıklı sözleşmenin geçerli hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.