Esas No
E. 2015/13891
Karar No
K. 2016/9235
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2015/13891 E.  ,  2016/9235 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında elektrik kullanımına ilişkin sözleşmenin bulunduğunu, sözleşme devam ederken adreste yapılan denetimler sırasında mührün kırılarak kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, tespit üzerine tutanak düzenlenerek 576,60 TL fatura kesildiğini, 24/06/2014 tarihindeki denetim esnasında bu sefer kesik olan elektriğin mührünün kırılarak açılıp kullanıldığının tespit edildiğini, kaçak kullanım bedeli olarak 1.399,40 TL fatura kesildiğini, tüm bu tutanaklar düzenlenirken adreste ... isimli kişi olduğu tespit edildiğinden tutanaklarda bu şahsın isminin yazılı bulunduğunu, ancak davalı borçlu şirketin abonelik sözleşmesi devam ettiğinden haksız fiilden müteselsilen sorumlu bulunduğunu, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazı bir dönem kiracı olarak kullandığını, müvekkilinin kiracılık ve abonelik döneminde kullandığı elektrik ücretini muntazam olarak ödediğini, daha sonra işyerini boşaltarak kaçak elektrik tespitlerinden çok önce 18/02/2013 tarihinde başka bir adrese taşındığını, taşınmadan önce 253287 nolu elektrik aboneliğini sonlandırdığını, kendisinden sonra mecuru kiralayanların tanınmadığını, tutanaklarda ... isminin bulunduğunu ve açıkladığı nedenlerle davanın reddi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; kaçak kullanıma sebebiyet veren davalının taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi nedeniyle kaçak elektrik kullanımından aboneliğini iptal ettirmedikçe kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'si oranında tayin ve hesaplanan 395,26 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. .../... -2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu, aboneliğin sona erdiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, sözleşmeye konu adreste 24/05/2013 ve 24/06/2013 tarihlerinde ... adına kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanaklara istinaden tahakkuk yapıldığı ve davalı abone aleyhine 1.976,30 TL asıl alacak, 96,88 TL gecikme zammı ve 17,44 TL KDV olmak üzere toplam 2.090,62 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği görülmektedir. Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre kaçak elektrik, su ve doğalgaz kullanımlarında 6183 sayılı Kanunun 51.maddesinde belirtilen (oranda) gecikme cezası uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı şirket tarafından yapılan tahakkukun mevzuata ve... kararlarına uygun olduğunun belirtildiği ve mahkemece davanın kabul edildiği belirlenmektedir.

O halde; mahkemece hüküm oluşturulurken bu olgular gözönüne alınarak, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiyle, haksız fiil tarihinden takip tarihine kadar olan süre esas alınarak yasal faize hükmolunması, davacının takip tarihi itibarıyla istemekte haklı olduğu toplam alacak miktarının bilirkişiye yeniden hesaplatılarak, bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır.

Bundan ayrı olarak,

İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.

Somut olayda alacağın likit ve belirli olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davanın aydınlatılmış olmasına göre, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6183 sayılı Kanun K6183 md.51
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.