2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/9275
- Karar No
- 2016/12628
- Karar Tarihi
- 27.06.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2016/9275 E. , 2016/12628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları ve gerçekleşen olaylara göre davalı-davacı kadının evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri isabetli değil ise de, davacı-davalı kadının davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. Bu sebeple, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne yönelik temyiz itirazının reddi ile boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar verilmiş (HUMK m. 438/son) davalı-davacı erkeğin bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyizi yerinde görülmemiştir.
2.Yukanda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yasal şartları oluşmadığı halde (TMK m. 175) davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilmesi isabetsiz olmuştur.
3.Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat isteğinde (TMK md 174/1-2) bulunmuştur. Bu istekler hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.