13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2014/43326 E. , 2016/6875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 11.10.2005 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesine istinaden kullandığını, kredi nedeniyle adına kayıtlı dairesi üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, daha sonra davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla aleyhine icra takibi yapıldığını, takip borcunun ödendiğini ancak yapılan inceleme ile davalı bankanın fazla tahsilat yaptığını, ayrıca bu takip nedeniyle kendisinden vekalet ücreti adı altında fazladan para alındığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla fazla tahsil edilen kredi borcuna binaen şimdilik 5.000.-TL ile yine fazla tahsil edilen vekalet ücretine binaen şimdilik 5.000.-TL'nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; bu hüküm, davacı avukatınca temyiz edilmiştir.
1.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 11.10.2005 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, tüketici kredisi sözleşmelerinin ise 4077 sayılı Yasanın 10.maddesinde düzenlendiği gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken; Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davacının, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.