12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/339 E. , 2016/15039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı TMSF tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun İİK. nun 62.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itiraz etmesiyle icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu, alacaklının, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/4. maddesi uyarınca, Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağını ileri sürerek, takibin durdurulmasına ilişkin icra müdürlüğü işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, İİK. nun 62. maddesine göre yapılan itiraz,
İİK.nun 66. maddesi gereğince takibi durdurur.
19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir. Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenleme, ancak bankacılık faaliyetleri kapsamında olan alacaklar hakkında uygulanıp, bunun dışında kalan alacaklar yönünden uygulanma imkanı yoktur. Somut olayda, alacaklı TMSF tarafından icra takibine konu edilen alacağın, ecrimisil veya işgal tazminatından kaynaklandığı, başka bir anlatımla bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanmadığı görülmektedir. Bu nedenle, olayda, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/4. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığından ve dolayısıyla borçlunun takibe karşı yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz,
İİK.nun 66. maddesi gereğince takibi durduracağından, bu yöndeki memurluk işleminde yasaya aykırılık saptanmamıştır. O halde mahkemece, şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.