7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2016/337 E. , 2016/12992 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile özetle, “ davacının 4 gün 11 saat, diğer günler 8 saat çalıştığı dikkate alınarak ara dinlenme süreleri indirildikten sonra haftalık 45 saati aşan fazla çalışmalarının haftalık olarak, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izinde geçen süreleri dışlanarak hesaplanmasıdır. ” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı vekilinin bazı alacaklardan feragatinin hüküm doğurup doğurmayacağı noktasındadır.
Bozma ilamından sonra davacı vekili 04.12.2014 tarihli dilekçesi ile fazla mesai harici alacaklardan feragat ettiğini, davanın sadece fazla mesai yönünden devam etmesini istemiştir.
Davacı tarafından düzenlenen vekaletnamede davadan feragate dair yetki bulunduğundan, mahkemece ihbar tazminatı, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti isteklerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan diğer alacaklar hakkında da hüküm kurulması isabetsizdir. O halde davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.