13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/12779 E. , 2016/9780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... Tic. A.Ş. vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında yaptıkları 11.3.2004 tarihli sözleşme gereğince hukuki danışmanlık ve avukatlığını yaptığını, sözleşmede öngörülmesine rağmen artış uygulanmadan 6 yıl boyunca aynı ücretin ödendiğini, 2012 yılında da nisan, mayıs ve haziran ayları ücretlerinin ödenmediği gibi, 2011 yılından itibaren hiç bir masraf ödemesi yapılmadığını, davalının sözleşmeye aykırı ve kusurlu tutumları nedeni ile 18.6.2012 tarihinde gönderdiği ihtarla istifa ettiğini bildirdiğini, takip ettiği 2011/338 esas ve 2010/260 esas sayılı dosyalarda hükmedilen vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.500 TL. 3 aylık ücret, 8.630 TL. masraf alacağı, 73.855 TL. karşı yan vekalet ücreti toplam 86.985 TL.nin ödenen 3.374 TL.nin mahsubu ile bakiyesi 85.241 TL.nin tahsil için yapılan takibe haksız itirazın iptali ile % 20 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının istifasının haklı bir sebebe dayanmadığını, kendisinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 83.611 TL. asıl alacak, 1.523,00-TL. işlemiş faiz yönünden takibin devamına, % 20 inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı avukat, davalının vekili olarak takip ettiği dosyalara ilişkin vekalet ücretinin, sözleşmede kararlaştırılan aylık ücretinin ve bir kısım masrafların ödenmediği gerekçesiyle vekillik görevinden istifa ettiğini ileri sürerek, vekalet ücretine konu alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacı avukatın masrafları yüksek gösterdiğini, öyle ki, 2009/348 takip sayılı icra dosyasında 359,70 TL. masraf yapılmışken 500 TL., 2009/3492 takip sayılı dosyasında 255 TL. masraf yapılmışken 350 TL. olarak gösterdiğini, kaldı ki masraf almadan davacının takip yapmayacağını, icra dosyalarından tahsil ettiği paraları gizlediğini, takiplerini gereği gibi yapmadığını bu nedenle istifasının haklı sebebe dayanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Türk Borçlar Kanununun 512/1. maddesine göre, vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir işlemdir. Ancak istifa haksız ve müvekkil de bu nedenle zarara uğramışsa, vekil bu zarardan sorumludur. Avukatlık Kanununda ise haksız istifa halinde, vekil yönünden Borçlar Kanunundaki aynı konuya ilişkin düzenlemelere göre daha ağır bir sorumluluk esası getirilmiştir. Gerçekten de, Avukatlık Kanununun 174/1 maddesinde “üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz.” hükmü mevcut olup, bu hükümle, vekaletten haklı bir neden olmadan istifa eden avukatın, Borçlar Kanunundaki vekalet akdine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak, herhangi bir zarar şartı olmadan da müvekkile karşı sorumlu tutulduğu görülmektedir. Anılan düzenlemeye göre, haksız olarak işi bırakan, vekaletten istifa eden avukat, ücrete hak kazanamadığı gibi, aksine bir hüküm mevcut değilse aldığı peşin ücretleri, kullanmadığı masraf avanslarını da iş sahibine iade etmek zorundadır. Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakacak olursak; davacı tarafından davalılara gönderilen 18.6.2012 tarihli ihtarnamede istifa sebebi olarak takip ve dava masrafları, yol giderleri ile vekalet ücretinin ödenmemesi hususları ileri sürülmüş olup, davalı da buna karşılık olarak masrafların ödendiğini ve tahsilatları gizlediğini savunmuştur. O halde istifanın haklı olup olmadığının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu hususta davalı tarafın bildirdiği dosyalar açısından somut bir değerlendirme ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece, davacı istifasının haklı olup olmadığı konusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.