13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/1235 E. , 2016/5331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyonculuğu yaptığını, davalının taşınmaz satın almak amacıyla 30.8.2012 tarihinde kendilerine müracaat ettiğini, gösterilen dava konusu evi beğendiğini ve takip dayanağı belgeyi imzaladığını, daha sonra davalının evi kendilerini saf dışı bırakarak satın aldığını, sözleşmeden kaynaklanan alacak nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, sözleşmeye konu taşınmaz için davacının aracılık hizmeti vermediğini, taşınmazı 84.000,00TL'ye müteaahhitten satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tanık beyanlarına göre davacının davalıya simsarlık hizmeti vermediğini, sözleşmenin yer gösterme kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 30.8.2012 tarihli “Gayrimenkul Gösterme Tutanağı ve Komisyon Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile Ensay İnş. 6180/2 No:11 Kat 1 Daire:4 Remziye . ..... adresinde bulunan taşınmaz davacı tarafından davalıya gösterilmiş, sözleşmenin 2. maddesi ile, sözleşmenin karşı tarafı, bu taşınmazlardan birini işbu sözleşmenin düzenlenmesinden itibaren 6 ay içinde kendi adına satın aldığı takdirde komisyoncuya satış bedelinin %3'ü oranında komisyon ücrteti ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya gösterildiği yazılı olup, taraflar arasında düzenlenen bu sözleşme geçerlidir. Bunun aksinin davalı tarafça aynı mahiyette bir delil ile ispatlanması gerekir. Üstelik davalı bu sözleşmeyi imzaladığını kabul etmektedir. Davada dayanılan sözleşme düzenlendikten sonra davalı tarafından evin tapuda satın alındığı konusunda da ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki sözleşmenin iptal edildiği iddia ve ispat edilemediğine göre davacı tellalın tellallık ücretine hak kazandığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile tanık beyanları esas alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.