19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2015/9647 E. , 2016/496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili hakkında satılan mal bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine süresi içinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, oysa ki davalı tarafla müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı vekilinin iddialarının doğru olmadığını, kendisinin davacı şirket kantarcısı olduğunu ve davacı şirkete 140 ton mal teslim ettiğini, teslimatı davacı şirket eksperine yaptığını, davacı şirket tarafından düzenlenen borç alacak çizelgesinin incelenmesine göre davacı şirketten alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı defterlerinde icra takibine konu ürün satışına ilişkin bir kayıt görülmediği gerekçesiyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 20/11/2014 tarihli celsede davanın reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda davanın kabulüne denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olup, bu hal HMK'nın 298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, ayrıca tashih ile hüküm fıkrası değiştirilemeyeceğinden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA,
peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.