3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2015/10327 E. , 2016/7331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kurumun 4029 no lu elektrik abonesi olduğunu, davalı tarafından müvekkili hakkında 13/06/2011 tarihli kaçak tespit tutanağı ile 55.386,80 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı halde kendisine kaçak elektrik bedeli tahakkuk edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaçak tahakkuku düzenlenen sulama döneminde, müvekkilinin sulamada kullandığı alanın 20 dönüm olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde kuruma itirazını bildirmesi gerekirken,fatura ve kaçak elektrik tahakkukuna itiraz etmediğini, 4029 numaralı aboneliğin .... ait olup, bu aboneliğe ait kaçak kullanımı olmadığını, davacı ...'ya ait aboneliğin 33880 nolu abonelik olduğunu, 33880 numaralı aboneliğin tarımsal sulama grup abonesi olduğunu,davacının müvekkili kuruma 55.386,80 TL borçlu olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188 inci maddesinde, “Hakimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimiyle dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 1990 Cilt, 1 s:900; Prof. Dr. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku Cilt 1-II-İst. 1997 s:28 ve 871). Davanın hukuksal niteliği gereği, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge verilmişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmelidir. Diğer bir anlatımla yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle durumda borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde dava sonuçlanıp kesinleşmemiş olmakla ibraz edilen yazılı belgenin dikkate alınması gerekir.
Gerçekten de, yargılamada davayı inkar eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Yine aynı şekilde taraflar arasında borç ilişkisinin varlığını ve borcu inkar eden davalının davadan sonra temyiz aşamasında ödeme yaptığı yönündeki belgeyi yine bu aşamada ibraz eden alacaklının bu talebinin de iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından söz edilemez (HUMK. Md. 202; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.03.2004 gün ve 2004/2- 183 esas, 2004/165 karar ve 04.07.2007 gün ve 2007/13-453-2007/453 sayılı ilamları). Sonuç itibariyle; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle bir durumda, borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde, dava sonuçlanıp kesinleşmemiş ise, ibraz edilen ve borcu söndüren yazılı belgenin dikkate alınması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.04.2000 gün, E:2000/11-745 K:2000/734; 24.03.2004 gün, E:2004/2-183 K:2004/165 ve 26.10.2005 gün, E:2005/9-546 K:2005/611 sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, davalı kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ve davacı temyiz aşamasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/165 Esas sayılı dava dosyası kapsamında, davalı kurumun kendisinden talep ettği miktarı davalının hesabına yatırdığını bildirmiştir..... Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/165 Esas sayılı dava dosyası ile davacı ... hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçlamasıyla, dava konusu 3388 nolu Kaçak Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağına istinaden kamu davası açıldığı, davacı ...'nın 03.01.2013 tarihli ödeme makbuzu ile davalı kuruma 2.239.00 TL ödeme yaptığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın kurum zararını karşılamış olması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 08/02/2013 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Temyiz aşamasında borcunu ödediğini savunan davacının, ceza dosyasına ibraz ettiği 03.01.2013 tarihli ödeme makbuzu görülmekte olan davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır. Davacının temyiz incelemesi aşamasında borcu ödediğini iddia etmiş olması karşışında, temyiz aşamasında ibraz edilen bu belgenin davaya konu borçla ilgisinin olup olmadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin kabulü anlamına gelip gelmediği ve sonuçta da borcu söndüren belge niteliğinde olup olmadığının yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde araştırılıp incelenmesi ve eldeki davaya etkisi üzerinde de durularak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece davacının temyiz incelemesi aşamasında, borcu ödediğini bildirdiğinden; .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/165 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesi ve ödemenin dava konusu alacakla ilgili olduğunun belirlemesi halinde, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir