Esas No
E. 2015/9113
Karar No
K. 2016/2360
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

21. Hukuk Dairesi

E. 2015/9113 K. 2016/2360 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/9113, K. 2016/2360, T. 18.02.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/9113
Karar No
2016/2360
Karar Tarihi
18.02.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

21. Hukuk Dairesi         2015/9113 E.  ,  2016/2360 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31/12/1987-01/01/1991 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalı Kurum tarafından iptal edilen 31.12.1987-01.01.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık sürelerinin tespitini talep etmiştir.

Mahkemece,ilamda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık davacının vergi kaydının başladığı tarihten itibaren 1479 Sayılı Yasa kapsamında ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kurum, davacının 92 affından yararlanarak borçlandığı ve tamamen ödediği 1987-1991 tarihleri arasındaki ... sigortalılığını iptal etmiş ve vergiye kayıtlı olduğu tarihler doğrultusunda sigortalılık süresini yeniden düzenlemiştir.

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, ...’ lu olabilme yönünden söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Yasa'nın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını kabul etmiştir. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa, bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde ise esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Anılan düzenleme 4956 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur.

Dosya kapsamından; davacının oda kaydının olmadığı , 07.01.1984-01.07.1988, 17.03.94-25.07.1994 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, 14.02.1992 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile tescil edildikten sonra iptal işlemi sonucu 07.01.1984-01.07.1988, 17.03.1994-25.06.1994 tarihleri arasında zorunlu ... sigortalısı olarak kabul edildiği, 1992 yılında af yasası kapsamında tescil tarihinden itibaren tüm primlerini ödediği, 1991-2010 yılları arasında kesintili olarak 506 Sayılı Yasa kapsamında çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının 1992 affından yararlanarak tespiti istenen süreyi borçlandığı ve süresinde ödediği, bu nedenle 31.12.1987-01.01.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalılığına geçerlilik tanınarak davanın kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Sigorta Hukuku K2229 md.24 K1479 md.24
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog