Esas No
E. 2015/35747
Karar No
K. 2016/14316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2015/35747 E.  ,  2016/14316 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı, iş sözleşmesinin yeni seçilen Belediye Başkanının seçilmesinden bir ay sonra siyasi nedenlerle feshedildiğini, sendika üyeliğinden istifaya zorlandığını, işten çıkartılmadan önce çöp kamyonunda çalıştırıldığını, iş akdinin feshedilme nedeninin maddi sebepler ve belediyenin borçları olarak gösterilmesine rağmen yeni işçi alımı yapıldığını ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve ikramiye alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının iş akdinin 5620 sayılı Yasa gereği geçici işçilerin 5 ay 29 gün çalıştırılabileceği öngörüldüğünden feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,"...davalı tarafça davacının iş akdinin 5620 sayılı Yasa gereğince feshedildiği savunulmuş ise de ilgili yasanın 21.04.2007 tarihinde yayınlandığı, 21.04.2007 tarihinden itibaren iş akdinin 6 ay içinde, en geç 20.10.2007 tarihinde feshedilmesi gerektiği, oysa davacının iş akdinin 26.06.2009 tarihinde feshedildiği, 5620 sayılı Yasanın feshe gerekçe olamayacağını, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı haklarının bulunduğu, davalı işyerinde davacının iş akdinin feshedildiği tarih itibariyle çalışan işçi sayısı itibariyle davacının iş güvencesi kapsamında olmadığı, dinlenen tanıklarca davacının iş akdine siyasi uyuşmazlıklar nedeni ile sendikal gerekçe gösterilerek son verildiğinin beyan edildiği, bu nedenle davacının kötüniyet tazminatına hak kazanacağı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edilir. Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.

Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir. 1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.

Somut olayda, davacı iş akdinin haklı neden olmadan ve yeni seçilen Belediye Başkanına seçim döneminde destek vermediği için kötüniyetli olarak feshedildiğini iddia etmiş ve iddiasını ispat için tanık dinletmiştir. Davacı tanıkları ... ve ..., davacı ile birlikte işine son verilen ve davalı ile husumeti bulunan iş arkadaşlarıdır. Tanık beyanları tamamen varsayıma dayalı soyut ve kendi fikirlerini beyan niteliğinde olup somut, tarafsız ve görgüye dayalı değildir. Bu nedenle de kötüniyetin varlığını ispatlamada yetersiz kalmıştır. Davacının iş akdinin haklı neden olmadan feshedildiği kabulü yerinde ise de; yasanın aradığı anlamda kötüniyetle feshedildiğinin kabulü hatalıdır. Davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedilmesi olasılığında ise, bu durum sendikal tazminat talepli bir davanın konusu olacağından kötüniyet tazminatında gerekçe olarak kabul edilemez. Davacı, iş akdinin feshini davalı işverenin kötüniyetle gerçekleştirildiğini ispat edemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.