7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/7537 E. , 2013/619 K.
"İçtihat Metni"
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımsız olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşlarının muris ...'ın mirasçıları oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, verasetin subutuna karar verilmiş; hüküm, katılan davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, muris ...'ın 2002 yılında ölümü ile geriye kızkardeşi............. ............'ın kaldığını, ....'nin de 2009 yılında ölümü ile ana bir baba ayrı kardeşi davacı ...'ın kaldığını, ....'nin Almanya Ülkesinde yapmış olduğu vasiyetname ile tüm davacıları mirasçı olarak bıraktığını öne sürerek eldeki davayı açmışlardır. ...... ve ... ise muris ...'ın 2002 yılında bekar ve çocuksuz ölümü ile 2. zümreden mirasçısının bulunmadığını 3. zümre mirasçısı olarak teyzesi ..... .....'in torunları olarak kendilerinin mirasçı olarak kaldıklarını öne sürerek davaya katılmışlardır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır ve yine aynı kanunun 496. maddesi hükmüne göre de, alt soyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları anne ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçılardır. Miras bırakandan önce ölmüş olan anne ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi alt soyları alır.
Somut olaya gelince; dosyada bulunan T.C.'ne ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde muris ...'ın 2002 yılında dul ve çocuksuz olarak ölümü ile mirasçı olarak ana ayrı baba bir kızkardeşi.............'in kaldığı.............'in de 2009 yılında dul ve çocuksuz olarak ölümü ile mirasçılarının 2. zümrede bulunan ana ve babası ile bunların alt soyu olduğu, ....'nin babası ... ... ............'ın alt soyunun bulunmadığı, annesi .................'nin nüfus kaydı bulunmadığından ölü olup olmadığı, ölmüş ise alt soyunun olup olmadığı belirlenememektedir.
Davacı ...'ın ....'nin ana bir baba ayrı kardeşi olduğunu gösteren vatandaşı bulunduğu Almanya Ülkesi makamlarınca usulüne uygun düzenlenmiş bir belge sunmadıkları, dosya içerisinde bulunan ....'nin düzenlemiş olduğu vasiyetnamedeki beyanı ile davacılara ait apostil şerhi içerir noterce tercüme edilmiş nüfus kayıtlarının ırsi bağı belirlemeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki; hakkında mirasçılık belgesi istenilen ...'ın ölümü ile mirasçısı olarak kendinden sonra ölen ana ayrı baba bir kardeşi ....'nin kaldığı, ....'nin de ölümü ile mirasın ....'nin kendi anne babasına gideceği kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla muris ........... ............'ın kendi annesi ....... ............ koluna mirasın gitmesinin mümkün bulunmadığına göre katılan davacılar ...... ile ...'in mirasçı olmaları hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; verilen mirasçılık belgesinin aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olduğu ileride başka mirasçılar çıktığı takdirde onların bu mirasçılık belgesinin her zaman iptal olanaklarının bulunduğu, temyiz eden katılan davacıların mirasçı olmalarının hukuken mümkün olmadığı gözetildiğinde, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından katılan davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın katılan davacılardan alınmasına, 30.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.