2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/20168 E. , 2013/13225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :İpoteğin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.05.2013 temyiz eden davacı ... vekili Av.... geldi. Karşı taraf davalı ... vekili ile davalı ... da gelmediler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle ipoteklerin tesis edildiği tarihte taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunmamasına, ipoteklerin davalı kocanın borcu için tesis edilmesine, kocanın borcu için aile konutu üzerinde iki defa ipotek tesis edilmesinden davacı kadının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun bulunmamasına, davalı bankanın kötü niyetli olduğunun kanıtlanmayıp Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğine tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazananın 3. kişinin bu kazanımının korunacağının tabii bulunmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla verildi. 10.05.2013 (Cuma) (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Malik olmayan eşin "açık rızası" alınmadan yapılan işlem kesin hükümsüzdür. KARŞI OY YAZISI
Aile konutu nedeniyle ipoteğin kaldırılması taleplerinde davacı taşınmazın işlem tarihinde aile konutu olduğunu, ipotek işleminin tarafları da davacı eşin açık razısının mevcut olduğunu, mevcut olmasa bile davacının hakkın kötüye kullanılması ( TMK. md.
2.oluşturacak şekilde dava açtığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davada bu yönden bir değerlendirme yapılamamıştır. Bu yönden değerlendirme yapılarak karar verilmeli ve hüküm bu nedenle bozulmalıdır. Ne var ki, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verilerek hüküm oluşturulduğuna, böylece davalılar lehine usuli kazanılmış hak durumu gerçekleştiğine göre; artık bozma kararı verilemez. Temyiz edilen hüküm bu nedenle onanmalıdır. Farklı gerekçeyle hükmün onanması gerektiği düşüncesindeyim.