18. Hukuk Dairesi
18. Hukuk Dairesi 2012/14053 E. , 2013/1222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan ....057,08 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'ın..... öğrencisi iken okulla ilişiğinin kesilmesi nedeniyle eğitim gideri toplamı olan ....057,08 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; HUMK nun 388 ve 389. (HMK 297. md) maddeleri uyarınca; hükmün sonuç kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüde yol açmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Yargıtay uygulamalarına göre; davalılara, ödenmesi gereken borç davadan önce tebliğ edilmişse tebliğ tarihinde, bu tebliğde ödeme zamanı bildirilmişse bildirilen tarihte, dava açılmadan önce bildirilmemişse ve doğrudan alacak davası açılmışsa dava tarihinde davalılar temerrüde düşmüş sayılacağından, belirtilen şekilde ödemeden kaçınan borçlu bunun için geçmiş günler faizini ancak temerrüde düştüğü günden başlayarak ödemek zorundadır. Somut olayda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; borcun tebliğden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi hususunu bildiren .........Müdürlüğü’nce düzenlenmiş ....03.2010 tarihli yazının davalı ...'a 05.04.2010 tarihinde, davalı ...'a 01.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a ise dava tarihinden önce borca ilişkin tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili de dava dilekçesinde alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiğine göre, bu durumda, hüküm altına alınan alacağın faizinin başlangıç tarihinin tebligat yapılan davalılar açısından borcun tebliğ edildiği günün bir ay sonrası ve tebligat yapılmayan davalı ... açısından dava tarihi olması gerekirken, mahkemece infazda şüphe ve tereddüt oluşturacak şekilde hükmedilen miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi ve böylece işlemiş faizin miktarında tereddüt oluşturulması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının .... maddesinde yer alan “temerrüt tarihinden itibaren” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “davalı ... açısından 05.05.2010 tarihinden, davalı ... açısından 01.05.2010 tarihinden, davalı ... açısından ise dava tarihinden itibaren” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, ....01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.