Esas No
E. 2012/3511
Karar No
K. 2013/1634
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

15. Hukuk Dairesi

E. 2012/3511 K. 2013/1634 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/3511, K. 2013/1634, T. 11.03.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3511
Karar No
2013/1634
Karar Tarihi
11.03.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

15. Hukuk Dairesi         2012/3511 E.  ,  2013/1634 K.

"İçtihat Metni"

Davacı ... ile davalı ... arasındaki davadan dolayı...

3.Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 25.05.2010 gün ve 2008/527-2010/200 sayılı hükmü bozan Dairemizin 19.01.2012 gün ve 2010/6252-2012/152 sayılı ilâmı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca devredilmesi gereken 3, 9, 12 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tapu kayıtlarının iptâli ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Davalı cevabında davacının beş tam ve bir yarım dairesinden dördünün verildiğini, geriye bir tam ve yarım dairesi kaldığını, davacının talepte bulunduğu iki dairenin tapularını onun talimatıyla satışını yaptığı kişilere devrettiğini, sözleşmeye uygun davranmadığından kalan tapuları istemeye hak kazanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, eksik ve nefaset bedelinin ödenmesi kaydıyla davanın kabulüne dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu defa davacının karar düzeltme istemiyle dosya yeniden incelenmiştir.

1.Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazları reddedilmelidir.

2.Taraflar arasında biçimine uygun düzenlenen 25.07.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 5. maddesi ile eki basit krokide taraflara ait bağımsız bölüm paylaşımı gösterilmiş, kalan bağımsız bölümlerin müteahhide ait olacağı belirtilmiştir.

Sözleşme eki krokide 1 nolu gösterilen bağımsız bölüm karşısındaki 2. bodrumda bulunan bağımsız bölüme numara verilmemiş, ancak noter onaylı krokide müteahhite ait olduğu yazılmıştır. Bu nedenle numarasız kalan bu bağımsız bölümün davacı müteahhite verildiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar projede krokiden farklı biçimde 3. bodrum yapılmış ise de burada sığınak vb. ortak alanlar yer aldığından inşaatta fazladan bağımsız bölüm kazanıldığından sözedilemez. Ne var ki krokideki numaralandırma projede ve kat irtifakında değişmiş olduğundan taraflara ait bağımsız bölümlerin numaralarının sözleşmenin 5. maddesindeki konumlarına göre belirlenmesi zorunludur. Davacının dayandığı 30.06.2008 tarihli “ANLAŞMA” başlıklı belgede daire numaralarına ilişkin kısmın sonradan ilâveyle yazıldığı iddia olunduğundan savunma da incelenmelidir. Böylece taraflara ait bağımsız bölümlerin numaraları saptandıktan sonra davacı yükleniciye kaç bağımsız bölüm devredildiği, halen istemekte haklı olduğu bağımsız bölüm olup olmadığı, bunlardan davacının talimatıyla satılan var ise gözetilerek dava ve savunma değerlendirilmelidir.

O halde mahkemece yapılması gereken iş, proje ve kat irtifakıyla, sözleşme eki kroki karşılaştırılarak taraflara ait bağımsız bölüm numaralarını belirlemek, 30.06.2008 tarihli belgede sonradan ilâve yapılıp yapılmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor almak, bu belgenin geçerli olduğu kabul edildiğinde, yükleniciye ait olanların satışlarının davalı arsa sahibinin savunduğu gibi yüklenicinin talimatıyla satılıp satılmadığı konusunu bozma ilâmında belirtildiği biçimde açıklığa kavuşturmak, belgenin geçerli olduğu kabul edilmezse, bağımsız bölümlerden yükleniciye isabet edenlerin 3. kişiye satışı var ise aynı şekilde inceleme yapılarak sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken yanlışlıkla fazladan bağımsız bölüm yapıldığından bahisle bozulduğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle Dairemizin 19.01.2012 gün ve 2010/6252 Esas, 2012/152 Karar sayılı bozma ilâmının kısmen kaldırılmasına ve mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog