5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2016/1514 E. , 2016/15773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: ecrimisil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, el atma yönünden ise kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, ecrimisil talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kamulaştırmasız el atma talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Dava konusu taşınmazın geldisi olan 173 parselin kamulaştırılmasına ilişkin işlemin, davacı ... (Kaymanlı) Kebabcıoğlu'na gazete ile ilanen tebliğinden önce adresinin Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi uyarınca Tapu Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü ve Vergi Dairesinden sorulup sorulmadığı, zabıta marifeti ile haricen adres araştırması yapılıp yapılmadığı, bankaya bloke edilen bedelin ödenip ödenmediği davalı ... Müdürlüğünden sorulup, bu husustaki tüm belgelerin aslının ya da onaylı birer suretinin getirtildikten ve bankaya bloke edilen paranın davacıya ödenip ödenmediği ilgili banka şubesi ve bölge müdürlüğünden de sorulduktan sonra gelecek cevaplara göre usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi olduğunun tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Yukarıda açıklanan hususta yapılan araştırma sonucunda usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmadığının anlaşılması durumunda dava konusu taşınmazın geldisi olan 173 parselin 11250 m²'sine davacı idarece el atıldığı anlaşıldığından, el atılan bu alan üzerinden davacı payına (200/25500) düşecek bedele hükmedilmesi gerekirken sözü edilen parselin tüm yüzölçümü üzerinden davacı payına düşecek bedele hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün çaıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.